· 'Rusya , Abhazya ve G. Osetya'nın D... · Abhaz Güçleri ve Gürcü Polisi Çatış... · KURBANLARIMIZI ABHAZYA’DA KESTİRELİ... · Çerkes Ethem ''Apoletsiz General'' · Adige Xabze 1.Bölüm Cenaze Merasim ... 
Giriş | Kayıt
  Kafkas Kitap Kaşenlik Kafkas Chat    
Haftanın Kitabı

Modules
· Ana Sayfa
· Anketler
· Arama
· En Çok Okunanlar
· Etkinlikler ve Duyurular
· Haber Arşivi
· Haber Yolla
· Hesabınız
· Kafkas Mutfağı
· Konular
· Linkler
· Messenger
· Resim Galerisi
· Siir
· Site_Haritası
· Videolar
· İçerik
· İletişim

Kimler Bağlı
Toplam Üye: 14307
Aktif Üye: 1
Aktif Ziyaretçi: 33
Nickname
Sifre

Üye Kayıt

Yeni Yemekler
· ÇERKES TAVUĞU (1)
(378 okuma)
· BEGENE
(128 okuma)
· GUBATE
(191 okuma)
· PATATESLİ ŞELAME
(361 okuma)
· DOĞANIN SUNDUĞU MUCİZE BİTKİ SOYA VE YAĞI
(116 okuma)
· BESİN ÖĞELERİ VE VÜCUT ÇALIŞMASINDAKİ ETKİNLİKLERİ
(226 okuma)
· ÇEMUKE - ÇEMUKA
(336 okuma)
· BENSE
(145 okuma)
· AYRAN ÇORBASI - ŞAR TOHIN ÇORP
(214 okuma)
· KUEY JI
(230 okuma)

Toplam 69 Yemeki kayıtlı

Şairler
· Erkan Başok(pşığuse)
(80 şiiri kayıtlı)
· MERETIKOE Fehmi
(54 şiiri kayıtlı)
· Mehmet Nacar
(53 şiiri kayıtlı)
· Kenan_ky ( Kenan Yüksel )
(49 şiiri kayıtlı)
· Murat DAĞLIBEG
(42 şiiri kayıtlı)
· Ahmet Turan Altunsu
(41 şiiri kayıtlı)
· selim ALACAHAN
(39 şiiri kayıtlı)
· kabardey kızı
(36 şiiri kayıtlı)
· M.Levent ÖZGEÇ
(34 şiiri kayıtlı)
· onur yakup akın
(33 şiiri kayıtlı)

Toplam 169 şair

Destekleyenler


Danef Sesli Sözlük
Nartajans News and Shoping portal


Adige Radyo

Atlantis Efsanesi ve Kafkasya ile İlişkisi




Atlantis Efsanesi ve Kafkasya ile İlişkisi


Yazan Aydın Osman Erkan


Atlantis insanlık tarihinin en büyük muammasıdır...


Efsane şöy1e baslar; zamanımızdan 11.500 yıl kadar önce genellikle bir çoklarının Atlas Okyanusunda olduğunu iddia ettikleri bir kıta varmış. Bu ülke insanlığın, özellikle beyaz-Ari ırkın doğduğu ve çok üstün bir uygarlığa yükseldiği bir adaymış. Büyük1üğü Libya ye Asya (Anadolu)'nın toplam alanından daha genişmiş. Burada Güneş'e tapan bir dini ve teknolojide çok ge1işmiş bir ilmi benimsemiş, çok yüksek kültüre sahip ve çok uygar bir millet yaşarmış... Atlantisliler, Avrupa, Akdeniz, Karadeniz, Hazar Denizi ve Orta Amerika kıyılarına yaptıkları seferler ile ora halklarına bu uygarlıklarını aşılamış ve koloniler tesis etmişlerdi.

Sık sık meydana gelen depremlere ada halkı alışmışsa da. gene epeyce zararlı. oluyordu. Bir gün çok şiddetli depremler sonucu , Atlantis adası tamamıyla sulara gömülerek yeryüzünden yok olur ve silinir gider.

Zamanımızdan 2400 yıl kadar evvel yaşamış olan eski Atinalı fi1ozof-düşünür Eflatun (Plato) M.E.428-348, Atlantis efsanesini ilk yazan adamdır. Ef1atuna göre, Atinalı Solon, M.E. 6ncı. yüzyılda yaşadı, dev1et adamı, eski Mısır'ı ziyarete gittiğinde orada büyük itibar görür ve Sais Mabedi rahipleri ile görüşür. Bu Mısır rahipleri Solon'a Yunan ve Mısır uygarlıklarının daha bir çocuk kadar genç olduklarını ve fakat asıl insanlığın altın devrinin kendi zamanlarından 9000 yıl evvel sulara gömülerek batan ve yok olan Atlantis uygar1ığı o1duğundan bahsederler. Solon hayret ve ilgi ile bu açıklamaları dinler ve ilk defa olarak bir batılı Atlantis'in var1ığını efsane şek1inde dahi olsa,öğrenmiş olur.

 Sonradan bu notlar ve bilgiler Eflatun tarafından diyaloglar adı altında kaleme alınır.

Birinci diyalog, Timaeus, ikinci diyalog, Critias, veya Atlantik' dir. Eflatun bu iki. yazıda Atlantis kıtasını ve gelişimini sonuca kadar detayları ile izah eder. (İlgilenenler, bu eseri okumaları tavsiye olunur).

 Bir çok alime göre, Atlantis, Atlas Okyanusunda değil, fakat başka bir yerde idi. Örneğ1n, Akdeniz'de, veya Ege'de Tera adası, Afrika'da, Kuzey Denizinde, vs., bazı araştırmacılar ise bu muamma ülkenin Kafkasya'da olduğundan bahseder, bunlar Reginald A. Fessenden, Delisle de Sales, Hermann Wirth, gibi tarihçi ve araştırmacılardır.

 Atlantis kıtasının Kafkasya'da olduğu gerçekte ispatlanamayacağı ve mantığa aykırı olabileceği düşünülebilir, fakat gerçek olan bir şey vardır ki Kafkasya ile Atlantis arasında çok yakın bir ilişki saptanmıştır.

 Atlantis' in sulara batışını izleyen büyük tufanın o zamanki bilinen dünyayı sular altında bırakmış olması da gerekirdi. Bu tufanda su yüzünde ancak yüksek dağların kalmış olabileceği de çok mümkündür. Avrupa'nın en yüksek dağları Pireneler, Alpler ve Kafkas dağlarıdır, ve bu civarda yaşayan insanlar en yakın kara olduğu için tufanda kurtulanlar arasında aayılabilir. Bu büyük felaketten kurtulabilen bir kısım Atlantisliler'in de böyle dağlık kara parçalarına sığınarak hayatlarını kurtarabilecekleri de akla gelen bir teoridir. Eflatun da bunu bu şekilde yansıtmıştır.

 Milletler devir, devir geçirdikleri gelişimleri ve uygarlıkları zamanla unuturlar. Felaketler, tufanlar, depremler çok şeyi yok eder, kalan harabeler bir taş yığınıdır. Bir yüzyıl evveline kadar Mısır halkı hiyeroglifleri okumaktan ve geçmiş Mısır'ın üstün uygarlığının derecesinden habersiz yaşıyorlardı. İranlılar'ın Pers ve Darius hakkında hemen hemen hiçbir bilgileri yoktu. Sonraları arkeolojik araştırmalar sayesinde eski yazılarda deşifre olunca çok şeyler öğrenildi, ve bu milletlerin bugünkü hallerinden çok daha üstün bir uygarlığa sahip olduk1arı anlaşıldı. Yunanlılar ve Romalılar da aynı sınıflandırmaya girebilir.

 Kafkasya'ya gelince konumuz dahiline giren, özellikle Kuzey-Kafkasya birçok efsane ve masallara konu olmuş, iklimi, geçmişi, coğrafyası ve tarihi ve insanları ile çok ilginç bir ülkedir.

 Bu özellikle Çerkezistan (veya Çerkezya) bölgesinde 19ncu yüzyıldan beri yapılan arkeolojik kazılarda çok ilginç ve kıymetli kral mezarları. ve katakomb kültürü ve uygarlığının kalıntıları keşfedilmiştir, (E. Chantre) Maikop ve civarında. Gene sahilde Tuapse' den içerde Osetya'ya kadar olan bölgede ki bu da eski Çerkezya mıntıkası. olarak kabul edilir, Dolmen denilen yekpare taş yapıtlara rastlanmaktadır. Bunların birer mezar mı yoksa birer anıt mı oldukları henüz belirlenememiştir.

 Kafkasya hakkında iki çok şümullü eser yazmış olan ve bu ülkede Çarlık devrinde ve sonra bizzat geziler yapmış bulunan İngiliz John F. Baddeley, ikinci eserinde, Kuzey-Kafkasya'da görmüş olduğu “Devasa” harabelerden bahseder. Dünyada diğer bir eşinin ancak Güney Amerika'da,Bolivya'da, 4000 metre yükseklikte Titicaca gölünün sahillerinde, “Tihuanaco” kalıntılarında görüldüğü bu “Devasa" harabelerin nasıl bu yüksek yerlerde binlerce yıl evvel, ne gibi aletlerle ve kimler tarafından yapıldığı muamması hala çözülmemiştir. Baddeley'in gördüğü harabeler Osetya mıntıkasında, Kaluat köy sırtlarında, Edisa adı ile anılır. Yazar bu kalıntıları yerli Prof. Melitset Bekof ile gezmiş ve hayran kalmıştır. Adına “Devler Kalesi denilen bu yapıtlar yüksek bir plato üzerine kurulmuş olup, birkaç dönümden fazla bir alanı kaplamakta idi. Volkanik olduğu iddia edilen ve yüzlerce ton ağırlığında kayalardan yapılmıştır. Dikdörtgen şeklinde olan duvarlarının kalınlığı yerine göre üç metreden fazladır. Taşlar yekpare bloklar olup kesilmiş veya yontulmuş değildir,sanki kalıptan çıkmışsa benzer, yüzlerce ton ağırlığındadır her bir taş. Herhangi bir çimento gibi madde ile yapıştırılmamış olup, gayet düzgün şekilde aralarında milimetrik bir açıklık olmadan birbirlerine uyum sağlamışlardır. Böy1ece bu görkemli yapıt insan üstü bir kalıntı. Görünümü vermektedir. Baddeley'in sorusuna cevaben, Prof. Melitset Bekof, bunların Keltler'den kalma olabileceğini söyler, fakat Baddeley' e göre bu eserin Kafkas-Nart mitolojisine de dayanabileceği tasavvur edilebilir.

Bunun gibi daha birçok izah edilemeyen sırlara sahip olan Kafkasya'da geçmişte çok büyük bir uygarlığın bulunduğu ve orada yaşamış insanları etkilediği inkar edilemez.

Sonraları halk evvelce değindiğimiz gibi bu büyük uygarlığı unutmuş basit bir pastoral hayat yaşamaya başlamıştır. Fakat en ilginç nokta şudur: Kuzey-Kafkasya halkları, öze11ik1e Çerkez dediğimiz, Adige'ler ilk çağ1ardan beri bu ülkenin otokton yerel ahalisini teşkil etmektedir Adigeler'in, Şhabze denilen yazı1mamış ve fakat en küçük noktasına kadar uygulanan töre ve adetleri, yani bir nevi anayasaları. vardır. 19 uncu yüzyılda Avrupalılar'a kıyasla basit bir hayat ve toplum düzeni yaşayan bu Çerkez1er' in arasına gelerek bin yıldan fazla yaşayan İngiliz araştırmacı ve seyyah James S.Bell, bu insanlar için; “Bütün gördüklerimin bana verdiği kanı şudur, genellikle Çerkezler, şimdiye kadar tanıdığım, işittiğim ve okuduğum milletlerin en kibar ve nazik olanıdırlar." diye yazmıştır.

Gene Çerkezleri 1818-1819 yıllarında ziyaret etmiş olan Şöva1ye Kont T.de Marigny, bu insanların arasındaki terbiye, büyüğe ve kadına saygı, boğazına, beline ve diline sahip olmada gösterdikleri irade ile misafirperverlik, fazilet ve inceliklerini uzun, uzun anlatır ve eğer ailevi vaziyeti müsait olsa idi, bu insan1ar arasına yerleşip geri kalan hayatını orada yaşamak istediğinden bahseder.

Şimdi en mühim noktaya gelelim; yazılı bir kanunları,polisi, üniversitesi, yazılı bir edebiyatı ve maliye teşkilatı, para, altın ve diğer değerli kıymetlere dayanan bir ekonomik düzeni olmayan bu toplumun,ilkel, barbar bir kabile düzeni olması gerekirken; halkın birbirini yağmaya, sefahate, içkiye ve eğ1enceye düşkün, korku ve dehşetin kol gezdiği bir düzende yaşaması icap ettiği şartlarda, aksine bu ilkel şartların mevcut olduğu bu toplumda, bin yıllık bir gelişmeden geçmiş bir İngiliz milletinin, veya diğer ileri milletlerin, tahsil, kanun ve devlet otoritesi ile gelişmiş niteliklerinin yerleşmiş ve geçerli olduğu görülmektedir. Bu ileri ülkelerde bu gibi töreleri ve terbiyeyi uygulamak için, yüz1erce yıllık tahsil ve eğitim ile devamlı,. tekamül eden kanunlar yapılır ve bunlar polis, asker vs., kuvvetlerle iş1eme sokulurken, Çerkezler'de tamamen doğal olarak uygulanmakta ve asırlardan beri devam edegelmekte idi. Rus işgaline kadar(1864) bağımsız Çerkezya'da yalnız misafir olmayan ve izinsiz ülkeye giren yabancılara karşı tecavüz,hırsızlık ve düşmanca hareket görülmüştür.

Çok eski devirlerde Araplar büyük tufandan önce var olan bir ada uygarlığından ve burada yaşamış olan AD diye bir kavimden bahsederler. Bu adanın deprem ve tufan sonucu battığını efsane ederler. Bu batan ada efsanesi Atlantis ile aynıdır. (Charles Berlitz,Mystery of Atlantis, 1976)

Sonraları tek tanrı dinleri ilk insana Adem demiştir... Acaba bu ilk insan değil de ilk kavim olmasın?

Çerkezler kendilerine, kendi lisanlarınca ADIge derler. Bu da AD'dan gelen anlamına gelebilir. Bir de ADemey adında bir Çerkez boyu vardır ki geçmişinin Adem'e dayandığını iddia eder. 

Eflatun, Kritias adlı ikinci diyalogunda Atlantisliler'den ve adet1erinden bahsederken şunları yazıyor; “Törelerine ve adetlerine çok bağlı idiler. İlahlarına karşı saygılı idiler. Çünkü yüksek bir seciye ve ruh asaleti taşıyorlardı. Nezaket ve akıl onların hayatlarında ve karşılıklı ilişkilerinde en önemli yöntemleri idi. Ahlak en önem verdikleri kıymet idi. Dünyevi şeyler i1e o kadar ilgilenmezlerdi, mal, mülk, altın, servet onların alakadar oldukları mevzular değildi. Bunlara dünyevi bir yük olarak bakarlardı. Lüks ve sefahat onları. zehirlememişti. Servet onların iradelerini kırmamıştı. Aklı başında, ayık insanlardı. Bu dünyevi mal, mülk,servet ve sefahatin arkadaşlık, şeref ve karşılıklı saygılarını yitirebileceğinin tehlikesini kavramış, mütevazi insanlardı

Eflatun'un Atlantisliler'in adetlerinden bahseden bu sözleri, şaşırtıcı bir benzerlikle, Kont de Marigny, E.Spencer, J. Sbell, J. A. Longworth ve D. Urquhart gibi Avrupalılar'ın Çerkezler hakkındaki anılarına benzemektedir. Bu iki kavmin töreleri ve adetleri arasındaki benzerlik hayret vericidir.

Bazı şüpheciler, Atlantis'in tamamen hayal ürünü olduğunu ve Eflatun'un ideal bir Atina yaratmak için bu ideal halk ve devlet fikirlerini Atlantis efsanesini yaratarak yaymak istediğinden bahsederler.Eğer bu iddia doğru ise, demek ki Eflatun'un kurmak istediği ideal Atina ve ideal toplum, binlerce yıl Çerkezya da gerçekleşmiş olmuyor mu ?

Avrupa'da Bronz devrinde etken olmuş bir Etrüsk uygarlığı vardı. Italya'nın Ligurya yöresinde gelişmiş olan Etrüsk uygar1ığı sonraları Roma'lılar tarafından tasfiye edi1miş ve yok olmuştur. Bugüne dek çözülememiş bir alfabeleri vardır. Silahları ve harp arabaları bronzdandı. Geriye çeşitli sanat eserleri bırakmış olan Etrüskler, Italya'ya, Anadolu'dan Lydia'dan geldikleri söylenir. Bu kavim Hititler'in bir kolu idi,Anadolu'ya yerleşmiş Kafkas asıllı bir ırk olduğu iddia edilir. Fransız dilbilimcisi, Georges Dumezil ise Çerkezlerin Ubıh boyu lehçesinin Hititçe ile aynı olduğunu kanıtlamıştır. Britanika Ansiklopedisi, açıkça Etrüsk lisanının Kafkas dilleri ile alakalı ve çok fonetik benzerlikleri olan bir dil olduğunu yazar. (Encyclopedia Brittanica, Etruscan Language). Birçok Avrupalı dilbilimci ve etnolojist ve araştırmacı da bu tezi savunmaktadırlar. 19. yüzyılda yaşamış Çerkez tarihçisi, Noguma Şura Bekmurzin, Etrüskler'in, Ligurlar'ın ve Pelasglar'ın Kafkas asıllı kavimler olduğunu iddia eder. Bu tezi savunanlar arasında son devrin araştırmacı ve yazarlarından Aytek Natımok ve Gunokue K. Özbay da vardır.

Eflatun ise Etrüskler'in yerleşim merkezi ve ülkesi olan Ligurya için özellikle Atlantis'in bir kolonisidir der. (C.Berlitz.Mystery of Atlantis).

Tarihçi Alexander Başmakof insanlığın geçmişinin esrarı hakkında şunu yazmıştır; "Tarih öncesi (prehistorik) devirlere ait anahtarlar halen Kafkas ve Pirene (Bask) Dağları'nın yüksek vadilerinde yaşayan kavimlerin elindedir."

Basklar, İspanya'nın Pirene Dağları ve Atlantik Okyanusu kıyıları ile Fransa hududu yakınlarında yaşayan Avrupa'nın en eski bir değişmemiş kavmidir. Basklar dürüstlükleri, enerjik tavırları, sadakatleri ile temayüz etmiş bir millet olup aynı zamanda hala büyü ve büyücülüğe inanırlar. Çok batıl itikatları vardır.

Lisanları Avrupa'nın hiçbir lisanına benzemediği gibi, çok eski devirlere. dayanmaktadır. Mağara devri günlerinin, Kro-Magnon insanlarının lisanını andırır bir kökten gelir. Mesela ‘tavan kelimesi mağaranın üstü manasına olup,'bıçak' kelimesi ise ‘kesici bir taş anlamına gelen bir cümleciktir. Bu milletin antikitesi, Atlantis hakkında bir kitap yazmış olan, yazar Spence'in Atlantis'ten göç edenlerin zaman zaman İspanya ve Fransa sahillerine yerleştiklerini bir nevi teyit eder gibidir.

Britanika Ansiklopedisi, Bask Lisanının, Kafkas lisansları ile alakalı ve aynı aileden olduğunu açıkça yazar.

Atlantis'in Esrarı, kitabında Charles Berlitz, Bask lisanı için Avrupa'nın çok eskilerden kalma bir yaşayan fosil lisanı diye bahseder, ­buzul çağından evvelki bir lisan yahut da daha doğrusu Atlantis lisanının günümüze kalmış tek temsilcisi, der.

Öyleyse, Kafkas lisanları - özellikle Çerkez, Abhaz Lehçeler de - bu temsilciliğe hak kazanmış olmaz mı ?

Bask'lar ırken ve lisanen Kafkasya'nın Abhaz-Abaza kavmine akrabadırlar (Tarihte Kafkasya) isimli kitabında Gen. I. Berkok, Bask'ların, Abask Abhaz, ırkı ile aynı soydan geldiklerini açıklayarak izah eder. Bunlara Kafkasya'da hala ‘Baskheg' diye hitap edildiğinden bahseder.

Böylece Atlantis efsanesi ile Etrüsk ve Bask'ların ilişkilerini açıkça ortaya koymuş olduk. Etrüsk ve Bask'ların da Kafkas, Çerkez-Adige ve Abhaz kavmi ile yakın ilişkileri de inkar edilmez bir tarihi gerçektir.

Çerkezler arasında en küçük köydeki en cahil bir ihtiyar kadından dahi duyabileceğiniz yaygın bir söyleşi vardır, birisine kızdıkları zaman şöyle derler, “Ta ham hitug ou vieh” manası, “Allah seni o batan adaya sürsün.” Kafkasya sahillerinde hiç ada yoktur ve bu söz çok eski bir deyiştir. Hatta dağ köylerinde denizden yüzlerce km. uzakta deniz görmemişler arasında da kullanılmakta idi.

Gene Çerkezlerde ihtiyar nineler ve dedeler, küçük çocuklara yüz1erce yıl evvel dahi 'uçan gemiler' ve 'yelkensiz vapurlar' ile ilgili masallar anlattıkları bir folklor gerçeğidir. (Circassian Star, No. l, vol. l, Nana, Nina)

Günümüzde Atlantis'in geçmişteki var1ığı tam olarak kanıtlanmış değildir. Fakat birçok ilim adamı yüzlerce yazar, yıllardan beri bu konuda yüzlerce eser yazmışlar, tezler yürütmüşler ve iddialarda bu1unmuşlardır. Bu konu ile alakalı filimler çevrilmiş ve konferanslar veri1miştir.

Bu incelememiz de bu konuya küçük bir ışık tutabilirse, mutlu o1uruz.

Bibliyografya,

1. BADDELEY, JONN F., Rugged Planks of the Caucasus. Oxford 1940.

2. BASHMAKOY, A1exander, Ciqnuante Siécles d'evo1ution Ethnique autour de la Mer Noire (Cimmertene-Circaseiene) Paris 1937.

3. BERLITZ, Char1es, Mystery of Atlantis. London 1976.

4. BERKOK, Gnl. İ. Tarihte Kafkasya – İstanbul 1958

5. BElL, James S., Journal of a Residence in Circassia. London 1839.

6. FESSENDEN, Reginald A., The Deluged Civilization of the Caucasus Isthmus, Boston 1923.

7. GUNOKUE K. ÖZBAY. Kuzey Kafkasya Dergisi. Sayi 58. İstanbul 1980.

8. P.T.S., Circassian Star. Dergi. No. 1, Vol. 1, New York 1978.

9. KESKIN, Bnb. Ali, Özel Notlar.

10. de MARIGNY, Travels in Circassia. London 1837.

11. NAMITOK, Aytek. Origines des Circassiens. Paris 1939.

12. NOGUMA Ş0RA Bekmurzin, Çerkez Tarihi (Vasfi Güsar) 1844. İstanbul 1974.

Aydın O. Erkan

Kuzey Kafkasya Dergisinde çıkmıştır

2 Mayıs 1984/ Beşiktaş

Değerli arkadaşımız Şeyh Şamil'in torunu, adı gibi aydın ve pırlanta bir kişi olan Aydın Erkan'ın anısına yıllar önce bize bıraktığı bu değerli yazısını yayınlamakla mutluluk duyuyoruz.









Copyright © www.nartajans.net Tüm hakları saklıdır.

Yayınlanma: 2004-03-19 (2483 okunma)

[ Geri Dön ]
Arama Motoru Yönlendirme/Haber/Kafkasya /Belgeler/Kefir/Kefir KafkasyaArchive kefirKuzeykafkas.org

Creative Commons License
This work is licensed under a Creative Commons Attribution 2.5 License. CounterNartajans Kafkas Chat Gupse.com
Nartajans birkaç Çerkes gencinin kültürünü korumak ve yokolmasını engellemek için kurduğu bir internet sitesidir. Hiçbir Vakıf dernek vb kuruluşun yayın organı değildir. Yayınlarında hiçbir siyasi düşünce ve akımın takipçisi olamaz.Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.Sitemizin tüm içeriği kaynak göstermek şartı ile izin alınmaksızın rahatlıkla kullanılabilir.
All logos and trademarks in this site are property of their respective owner. The comments are property of their posters, all the rest © 2002 by me hosting
PHP-Nuke Copyright © 2004 by Francisco Burzi. This is free software, and you may redistribute it under the GPL. PHP-Nuke comes with absolutely no warranty, for details, see the license.

NukeTurk Themes Edited By Nehuse
---------------------------------------------------------------
McDonalds | Hotels in Krakow | Buy Anything On eBay | Credit Card Consolidation | Property in Russia