· Adige Gençleri, Çerkes Cumhuriyeti ... ·  BESLENMEMİZ VE PSIHALIVE · Cumhurbaşkanı Abdullah Gül den Adig... · Ştım Münteha Gülsu ile röportaj · Abhazya Yakında Kendi Telefon Kodu ... 
Giriş | Kayıt
  Kafkas Kitap Kaşenlik Kafkas Chat    
Haftanın Kitabı

Modules
· Ana Sayfa
· Anketler
· Arama
· En Çok Okunanlar
· Etkinlikler ve Duyurular
· Haber Arşivi
· Haber Yolla
· Hesabınız
· Kafkas Mutfağı
· Konular
· Linkler
· Messenger
· Resim Galerisi
· Siir
· Site_Haritası
· Videolar
· İçerik
· İletişim

Kimler Bağlı
Toplam Üye: 14468
Aktif Üye: 0
Aktif Ziyaretçi: 13
Nickname
Sifre

Üye Kayıt

Yeni Yemekler
· PSIHALIVE
(2 okuma)
· GUBATE
(222 okuma)
· ÇERKES TAVUĞU (1)
(457 okuma)
· BEGENE
(158 okuma)
· PATATESLİ ŞELAME
(391 okuma)
· DOĞANIN SUNDUĞU MUCİZE BİTKİ SOYA VE YAĞI
(121 okuma)
· BESİN ÖĞELERİ VE VÜCUT ÇALIŞMASINDAKİ ETKİNLİKLERİ
(232 okuma)
· ÇEMUKE - ÇEMUKA
(356 okuma)
· BENSE
(154 okuma)
· AYRAN ÇORBASI - ŞAR TOHIN ÇORP
(224 okuma)

Toplam 70 Yemeki kayıtlı

Şairler
· Erkan Başok(pşığuse)
(80 şiiri kayıtlı)
· Kenan_ky ( Kenan Yüksel )
(57 şiiri kayıtlı)
· Mehmet Nacar
(54 şiiri kayıtlı)
· MERETIKOE Fehmi
(54 şiiri kayıtlı)
· Murat DAĞLIBEG
(42 şiiri kayıtlı)
· Ahmet Turan Altunsu
(41 şiiri kayıtlı)
· selim ALACAHAN
(39 şiiri kayıtlı)
· kabardey kızı
(36 şiiri kayıtlı)
· M.Levent ÖZGEÇ
(36 şiiri kayıtlı)
· onur yakup akın
(33 şiiri kayıtlı)

Toplam 145 şair

Destekleyenler


Danef Sesli Sözlük
Nartajans News and Shoping portal


Adige Radyo

BOZ-YAP TAHTASI TÜRKİYE
Kayıtsız Kullanıcı bildirdi: "Türkiye, Osmanlı İmparatorluğu'ndan Cumhuriyet'e geçişle birlikte, Osmanlı toplumunun çoğulcu-heterojen (Çerkes, Arap, Ermeni, Rum, Gürcü, Boşnak, Kürt, Laz,) toplum yapısını aynen devraldı. Lozan anlaşmasında da buna pozitif hakların da eklendi. Kurulan devletin 'Türk Devleti', toplumsal yapı ise 'Türk Halkı' biçiminde ele alınıp çok kültürlü yurttaşlığı da 'Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşlığı' biçiminde formüle edildi.



Mustafa Kemal Atatürk, kendi el yazıları ile hazırlayarak Prof. Dr. Afet İnan’a bırakmış olduğu notlarında bir çok konuya açıklık getiriyor. Bunların arasında Atatürk’ün bazı jeopolitik düşünceleri de yer alıyor. Atatürk, duygusal bir Türkçülük ya da yalnızca idealist bir yaklaşım ile Türkçülük yapmak yerine, Türklerin tarihsel bir olgu olarak dünya sahnesine çıkışlarını temel çıkış noktası olarak gördü ve daha sonraki dönemlerde ortaya çıkan değişmeleri dikkate alarak, Türklerin dünya tarihi içindeki gerçekçi bir bakış açısı ile değerlendirmeye çalıştı.

Dünyanın merkezi coğrafyasında bir Türk devleti kuran Mustafa Kemal, geleneksel Türkçü yaklaşım ile Orta Asya merkezli bir bakış açısı ile Türkleri değerlendirmedi, kendi kurduğu devletin topraklarını esas alarak, ülkenin bulunduğu bölgeden hareket etti ve bunun sonucunda Türkler, Ön Asya’da bir bağımsız devlete sahip oldu.

Türkiye üç kıtanın ortasında yer aldığı için hem bir Avrupa hem de bir Asya ülkesidir. Sahip olduğu bu jeopolitik konumu itibarıyla aynı zamanda Balkan, Kafkasya ve Ortadoğu ülkesidir. Bu kadar çok yönlü jeopolitik konuma sahip olan Türkiye aynı zamanda Ön Asya’nın ana ülkesidir. Türkler IX. yüzyıldan bu yana bu bölgede yaşıyor.

Türk milleti, kan bağı üzerine kurulu, etnik, ırka dayalı bir millet değildir. Türkiye Cumhuriyeti devleti açısından Türk milleti, yurttaşlarından oluşur. Yurttaşlarımızın hepsi kendisini Türk saymayabilir; ama hepsi vatandaşlığın getirdiği haklardan yararlandıkları gibi sorumluluklarla da yükümlüdürler. Kişiyi Türk kılan, etnik kökeni ya da dinsel inancı değil, Türk milletine bağlı olma, onun bir parçası olma duygusudur. Üstelik Türkiye’de alt kimlikler de vardır. Türk, Arnavut, Boşnak, Çerkes, Gürcü, Arap, Azeri, Ermeni, Rum, Yahudi, hep bir arada yaşar. Türk milletini oluşturanlar içinde Kuzey Kafkasya kökenlilerin, topluca Çerkes olarak adlandırılan kesimin hatırı sayılır bir payı olduğunu biliyoruz. Tarih boyunca, Türklerin yanında yer alan Çerkesler, Türkiye’nin toplumla en kaynaşmış ve en uyumlu etnik azınlığıdır. Kafkasya’da sürgün nedeniyle çok acı çekmiş olan ve daha sonra Türkiye’ye yerleşen bu halk, Türkiye’de aradığı huzuru buldu.
Kurtuluş Savaşı’nda ülkelerini kahramanca savunan Çerkesler, Atatürk'ün demokratik bir cumhuriyeti kurmaya ilişkin çabalarını da desteklediler. Bu etnik topluluk, geçen onlarca yıl içerisinde, Türk Devletinin demokratik yapısına karşı duyarlı oldular ve diğer etnik gruplardan kaynaklanan gelişmelerden de endişe duyuyorlar.

Bazı devletler Türkiye’nin bu renkli mozaiğini kullanarak, Türkiye’yi bölmek istiyor. Türkiye’deki bazı etnik gruplar da buna alet ediliyor veya kendileri isteyerek bu oyunda piyon oluyorlar.

Uluslararası bir rol oynayan etnik ve dini gruplar, iç ve uluslararası politika alanında da önemliler. Etnik faaliyetler, ülke içinde ve dışında bazı sonuçlar doğurduğu için, sadece ulusal değil uluslararası güvenliği de etkileyebiliyorlar.

Bugün nedense Kafkasya’daki ve Türkiye’deki bazı Çerkesler tarafından Ermeniler savunuluyor. Bunu bazı yazılarında da dile getiriyorlar. Kafkas kahramanı Şeyh Şamil’in Ermeniler tarafından Ruslara ihbar edilerek yakalanıp, esir edildiği unutuyorlar. Buna karşın, kardeş olarak adlandırdıkları Ermeniler, tarih boyunca Türklere ve yine Kafkas halklarından Azerilere çektirdiği acıları olmamış gibi nitelendirerek, sözde Ermeni soykırımını rahatlıkla gündeme getirip, kabul ettirmeye çalışıyor. Yine aynı dost! Ermeniler, tarihte Türklere ait olan Ahıska topraklarına yüzsüzce yerleşerek, özerklik isteme cüretini gösterebiliyor. Abhazya’da etkinlik sağlama çabaları ortada. Bugün Gürcistan’da karşı menfaatleri gereği Abhazlarla birlikte çarpışan Ermenilerin yarın ne gibi taleplerle ortaya çıkacağı malum. Hatta şimdiden özerklik söylemlerine başladılar bile.

Kuzey Kafkasya ve Karadeniz kıyısında çoğalan Ermeni nüfusu bölgede sosyo-ekonomik dengesizlik yaratıyor. Dağıstan, Kabartay-Balkar ve Karaçay-Çerkez Özerk Cumhuriyetleri’nde faaliyet gösteren Ermeniler, halk arasında bölücülük yapmaya çalışıyor. Organize suç grupları arasında yer alan ve Güney Osetya'da kurulan “Ararat Birliği”, Ermeni mafyasını birlik çatısı altında topluyor.

Bakü-Tiflis-Ceyhan Petrol Boru Hattı ve Kars-Ahılkelek-Tiflis-Bakü Demiryolu projelerini engellemek için de ellerinden geleni yapan Ermeniler, Türklere olan düşmanlıklarının dozunu her geçen gün arttırıyor.

Tüm bu tehlikelere karşın, Türkiye’nin yeni dünya düzeni sürecinde kendi ülkesi ile Kafkasya ve Orta Asya bölgesindeki gücünü koruması gerekiyor. Bunun için Türkiye’de yaşayan tüm halklar, başka ülkelerce oynanan oyunları bozmalı, kenetlenmelidir.
Diğer taraftan, devletin kendilerine sunduğu her türlü imkandan yararlanıp, bu ülkeyi küçümseyen, bununla da yetinmeyip, vatanı bölmek isteyen ve bu devleti düşman olarak görenler de, kendilerinin savunduğu “demokrasi” gereği, istediği ülkeye yerleşmekte de serbesttir. Burası Türkiye ve burada bütün halklar kardeşçe yaşamalı.

Türkiye bir boz-yap tahtasına benziyor. Parçalanırsa bir resim elde edilemiyor, ancak, bir araya getirilirse, çok güzel bir fotoğraf ortaya çıkıyor. Bu fotoğrafın bozulmaması herkesin çıkarınadır.

Naciye Saraç
Global Yorum İnternet Dergisi
nsarac@globalyorum.com

Kaynaklar: “aygazete”
Şahin Alpay “Türkiye’de Yaşayan Çerkes Kimliği”

"
 

Tarih: 26.01.2007 Saat: 17:08 Gönderen: bahtiyar

---Narltajans Kafkas Chat---

 
Google
Kafkas Chat

İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Diğer
· Haber gönderen bahtiyar


En çok okunan haber: Diğer:
Atlas dergisi için anket

Haber Puanlama
Ortalama Puan: 0
Toplam Oy: 0

Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü

Seçenekler

 Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

"BOZ-YAP TAHTASI TÜRKİYE" | Hesap Aç/Yarat | 0 yorum
Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden biz sorumlu tutulamayız.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun
Arama Motoru Yönlendirme/Haber/Kafkasya /Belgeler/Kefir/Kefir KafkasyaArchive kefirKuzeykafkas.org

Creative Commons License
This work is licensed under a Creative Commons Attribution 2.5 License. CounterNartajans Kafkas Chat Gupse.com
Nartajans birkaç Çerkes gencinin kültürünü korumak ve yokolmasını engellemek için kurduğu bir internet sitesidir. Hiçbir Vakıf dernek vb kuruluşun yayın organı değildir. Yayınlarında hiçbir siyasi düşünce ve akımın takipçisi olamaz.Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.Sitemizin tüm içeriği kaynak göstermek şartı ile izin alınmaksızın rahatlıkla kullanılabilir.
All logos and trademarks in this site are property of their respective owner. The comments are property of their posters, all the rest © 2002 by me hosting
PHP-Nuke Copyright © 2004 by Francisco Burzi. This is free software, and you may redistribute it under the GPL. PHP-Nuke comes with absolutely no warranty, for details, see the license.

NukeTurk Themes Edited By Nehuse
---------------------------------------------------------------