 |
| Toplam Üye: |
15747 |
| Aktif Üye: |
0 |
| Aktif Ziyaretçi: |
31 |
Üye Kayıt
|
 |
|
|
 |
MİT'te bugün bile Çerkezler egemen |
 |
 |
|
Kayıtsız Kullanıcı bildirdi: "Cumhuriyet'te Türk milliyetçiliği tutmadı. Kürt milliyetçiliği de tutmaz. Halkta ırk değil, Şafi, Sünni, Alevilik bilinci var. Burada milliyetçilik tutmaz
Devrimci düşünce 'sıfırcı'dır. Devrimciler işe temiz bir sayfa açıp başlamak ister. Bizimkiler de yeni bir toplum istedi ama halkı değiştiremedi
Devlet ırkçı olsaydı, Türk ırkına vurgu yapsaydı, istihbarat servisini Çerkezlere teslim eder miydi?
MİT'te bugün bile Çerkezler egemen
NEŞE DÜZEL
NEDEN? Hüsamettin Arslan
Türkiye, sorunlarına isim koymakta hep zorlanır. Önce sorununu yok farz eder. Sorun büyüdükçe, bu kez buna asıl nedeninden başka nedenler bulmaya çalışır. Sonra da kaçınılmaz olarak sorunun asıl nedeniyle yüzleşir ve sorunun adını sonunda koyar. Cumhuriyet'in başından beri bazen gizlice, bazen de ayaklanmalarla yaşanan Kürt sorununun aslında bir 'kimlik' sorunu olduğu, Başbakan tarafından da dile getirilerek tartışılmaya başlandı son dönemde. Kürtlerin kendi kültürel kimliklerine sahip çıkmak istedikleri görüşü tartışma gündemine girdi. Bununla birlikte kimlik nedir, bir Türk'ün kimliğini ne oluşturur, altkimlik, üstkimlik neye denir, niye biz Türkiye'de kimlik sorunu yaşıyoruz, sorunu nasıl çözebiliriz soruları da insanların aklını kurcalamaya başladı. Biz de Uludağ Üniversitesi'nde sosyoloji profesörü Hüsamettin Arslan ile Osmanlı'nın son döneminde başlayıp Cumhuriyet'e dek süren kimlik sorununu, kimliğe dayalı milliyetçiliğin bu ülkede var olup olamayacağını, kimlik sorununun bir ülkeyi bölüp bölmeyeceğini konuştuk.
Türkiye ciddi bir kimlik tartışması yaşıyor. Niye böyle bir kimlik sorunumuz var bizim?
Kimlik problemi bütün dünyada modern bir problemdir. Yani modern insanın problemidir. Kimlik, otantik halkın problemi değildir. Kendi havzasında gelenekleriyle yaşayan, kendini başka uygarlıklarla, kültürlerle ölçme imkânı olmayan, modernleşmeye uğramamış Anadolu'daki halkın 'kimlik' diye bir problemi yoktur. Güneydoğu'daki kimlik sorunu da otantik Kürt halkının değil, modern uygarlıkla tanışmış, Kürt entelektüel elitlerinin sorunudur. Türk etnisiteden gelen otantik halkın da Türklük, milliyetçilik gibi sorunları yoktur. Kürt veya Türk olmak, modern toplum arenasına çıktığınızda önem kazanır. Modern arenaya ilk çıkanlar da genellikle eğitimlilerdir. Bu yüzden de kimlik sorunu önce eğitimlilerde başlar.
Türkiye geleneksellikten, köylülükten çıkıp modernleşiyor. Kimlik sorunumuz artacak mı?
Evet artacak. Çünkü modernliğin bir özelliği de insanların farklılaşmasıdır. Geleneksel bir Çerkez'in kendisini Çerkez olarak nitelemesiyle bir modernin kendisini Çerkez diye nitelemesi aynı şey değildir. Modern eğitim almamış insanlar kendilerini ırka atıfta bulunarak ifade etmezler. Irk kavramı modernite döneminde çıktı. Bunu, bezelyenin kalıtım yasalarının keşfine götürebiliriz. Bitki ve hayvanlarda deney yapılmasaydı, insanların da ortak genlerden geldiği fikri doğmayacaktı.
Türkiye'de yaşayan insanların kimliği ne?
Biz, Fransız örneğinde bir cumhuriyet devrimi yaşadık. Devrimci düşünce 'sıfırcı' bir düşüncedir. Devrimciler sıfır noktalarından yani temiz sayfalardan başlamak isterler. Cumhuriyet devrimini yapanlar da geçmişin yükünden kurtulmak istediler. 'Avrupalı modernler, Fransız Jakobenler nasıl kendi ortaçağlarından kurtulduysa, biz de kendi ortaçağımızdan kurtulalım, bir sıfır noktası koyalım ve hayata yeniden başlayalım. Yeni bir devlet, rejim ve kimlik kuralım' dediler.
Yapabildiler mi peki?
Bütün devrimciler gibi yeni bir toplum yaratacaklarını düşündüler ama halkı değiştiremediler. Çünkü halk değiştirilemez. Hatta bazen halk, Arnavutluk'ta olduğu gibi devleti terk eder gider. Biz, Osmanlı'dan bize miras kalmış bir halkın mensuplarıyız. Bu bir imparatorluk halkıdır. İmparatorluk halkı ne kadar farklıysa, bugün de Türkiye'de o kadar farklılık kesinlikle vardır. Ermeni, Rum, Çerkez, Türk, Kürt herkes var. Cumhuriyet'in kurucuları böyle bir halk devraldılar ve çatışma olmadan homojen toplum yaratmayı en büyük ideal olarak benimsediler. Ve bu halka 'Türk halkı' dediler. Acaba onların Türk halkı dedikleri halk kendisini nasıl görüyordu?
Nasıl görüyordu sizce?
O zaman Türkiye'de yaşayan bir halk vardı ama bu halk kendisini 'Türk milleti' olarak görmüyordu. Onlar için iki şey önemliydi: 'Devlet ve Müslümanlık.' Cumhuriyet'te, işte bu Müslüman halka 'Türk' denildi. Halbuki Müslüman halk içinde Kürtler kendilerini 'Şafi' görüyordu. Osmanlı'da Kürt olmak Şafi olmak demekti. Çünkü Osmanlı'nın İran'daki Şii devletiyle mücadelesi vardı ve Kürt Şafiler Osmanlı'nın yanında yer aldı. Bir 'Kürt Şafi- Osmanlı ittifakı' kuruldu. Kürtlerin Osmanlıları sevmesinin nedeni budur. Ayrıca Osmanlı'da Aleviler kendilerini Alevi, Türkler de kendilerini Sünni olarak görüyordu. Şimdi ise Türkler de ve Kürtler de kimliklerini yeni keşfediyor. Okula gidip modernleşen Kürtler dünyaya ırk ve etnisite gibi modern kategorilerle bakıyor ve kendilerini Kürt olarak görüyorlar.
Türkiye'de yaşanan kimlik sorununun temel nedeni Cumhuriyet'in adını ülkedeki en kalabalık etnik gruptan alması mı?
Temel nedeni bu değil. Bana göre Türk diye bir ırk yoktur. Irkçı düşüncenin vurgu yaptığı öyle kanı belli bir ırk yoktur. Böyle bir Kürt ırkı da yok. Türkiye'de ırk yok. Türkiye' de Ermeni ırkından da söz edemeyiz. Bu coğrafyada Türk, Kürt ya da Ermeni diye saf ırk yok. Başka coğrafyalarda da saf ırk yok. Türk diye bir etnik grup var ama, bu, etnisite bilinci olmayan bir grup. Aslında Türkiye'deki kimlik sorunu dünya konjonktürüyle ilgili. Cumhuriyet'in kurulduğu dönemde Avrupa ulus-devlet çağındaydı. Her ulus-devlet kendini bir etnik kimlikle adlandırıyordu. Bizimkiler de o günün dünyasında yaşamak için konjonktüre uydu.
Fransız diye etnik grup var mı?
Fransız devletini kuranlar var diye görüyorsa, vardır. Bizim cumhuriyetin uygulamaları eleştirilebilir ama Batıyla kıyaslandığında softtur. Türkiye Cumhuriyeti ırkçı olsaydı, Alman örneğindeki gibi hijyen hareketleri yaşanırdı. Eğer Türk ırkına denildiği gibi bir vurgu yapılsaydı, bir devlet istihbarat servisini Çerkezlere teslim eder miydi? Bugün bile MİT'te Çerkezler egemendir. Cumhuriyeti kuranlar devletin gizli örgütünü değiştirmediler. Osmanlı'daki gizli servis sürdü ve Teşkilat-ı Mahsusa'nın devamı olarak bugünkü MİT'e kadar gelindi. Cumhuriyet'in kurucuları, bürokratik elitleri acaba Türk ırkından mıydı?
Etnik kimlik olarak Türk kim?
Tarihin eski devirlerinde başka birileri birtakım insanlara Türk demişler ve kendilerine Türk denilenler de bu ismi içselleştirmişler. Türk adını bize ilk yakıştıran Çinlilerdir. Etnisite, belli bir bölgede yaşamaktır, belli alışkanlıkları olmaktır, dünyaya belli bir şekilde bakmaktır. Bir uygulamalar serisidir, bir yaşama tarzıdır. Biz Anadolu'ya geldiğimizde Kürtler buradaydı ve bizden haberleri yoktu. Bu iki toplum hayatı farklı biçimde yaşıyordu. Bana göre etnisitenin kanla ilgisi yok. İnsanların karmaşık ilişkileri içinde saf süt, saf yün gibi saf bir etnisite, saf bir toplum, saf bir maya bulmak mümkün değildir. Bu, Kürt, Çerkez, Ermeni, Laz için de geçerli. Mesela Türkler gibi Kürtler de etnik olarak homojen değiller. Kırmançiler Zazaları Kürt kabul etmiyor ve 'Saf Kürt biziz. Onlar eski Anadolu halkı' diyorlar.
Bir toplumda yaşayan farklı etnik kimliklerin kendi kimliklerine sahip çıkması o toplumu böler mi? Yoksa herkesin kendi kimliğine ve kültürüne sahip çıkabilmesi o toplumda daha birleştirici bir özgürlük mü yaratır?
Toplumlar farklı kimlikler yüzünden bölünmez. Toplumlar, birileri bu kimlikleri bölünme talebiyle kullandığı için bölünür.
Herkesin eşit olduğu, kimliklerin özgürce yaşandığı bir demokratik hukuk devletinde kimlikler bölünme için kullanılabilir mi?
Kullanılamaz. Zaten modernitenin özelliği parçalamasıdır. Modernite parçalar çünkü toplum modernleştikçe bireyselleşir ve farklılıklar gün yüzüne çıkar. Demokratik bir hukuk devletinde farklılıkların yaşanması sorun doğurmaz. Türkiye'nin korktuğu şey aslında Kürtler değil. Gariban Bitlisliler, Vanlılar değil. Türkiye'nin korktuğu, Amerika ve Batılı süper güçler. Türkiye Cumhuriyeti, Amerika bir Kürt devleti kurdurur diye ödü kopuyor. Türkiye güçsüz bir devlet olduğu ve bundan da ödü koptuğu için Türkiye'de bu sorunlar yaşanıyor. Türkiye'nin entelektüel Kürtleri de bağımsızlık isterken, bu güçlüler konteksinde acaba kimlere yaklaşmak, kimlerden uzaklaşmak gerekir diye düşünmeliler. Kürtlerin sorunu sadece farklı kimlikten değil, yaşadıkları mekândan da kaynaklanıyor çünkü. Oraya Lazları, Çerkezleri, Katalanları getirsen, Kürtlerin başına gelen onların da başına gelir. Sen Ortadoğu'da ilişkiler sisteminin göbeğinde altında petrolle yaşayacaksın ve uluslararası ilişkiler seni rahat bırakacak. Bırakmazlar. Kürt sorunu niye Türkiye'nin sorunu olmaktan çıktı da Amerika'nın, Almanya'nın, Fransa'nın sorunu oldu?
Türklerin önemli bir kısmı, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının alt ya da üstkimlik tartışmasına girilmeden 'Türk' olarak tanımlanmasından yana. Türkler bunu, toplumu bir bütünlük içinde tutmak için mi yoksa kendi etnik kimliklerinin üstünlüğünü belirtmek için mi istiyorlar?
Genellikle sağ kesim, bütün vatandaşlara 'Türk' denilmesini istiyor. Bu sağ kesim de şu. Türkiye'de bir modern politik sağ var. Bu, Cumhuriyet Halk Partisi ve mensupları oluyor. Bir de geleneksel sağ var. Bu, 'geçmişimize sahip çıkalım' diyen muhafazakâr ve kültürel sağ oluyor. Bu iki grup da, farklı nedenlerle 'Türkiye'de Türkler yaşar, burası Türkiye'dir, burada yaşayan halklar da Türk'tür' diye düşünüyor. Bu öyle benim kanım seninkinden üstün diye bir tartışma değil. Söylemek istedikleri şu: 'Her toplumda bir egemen halk vardır ve bu toplumda egemen halk biziz.' CHP'yi anlayabiliriz. Çünkü CHP Türkçüdür, milliyetçidir. Sağın gelenekçi, muhazakâr kesimi ise, onlar da imparatorluğu kaybetmiş olmaktan mustariptir, tarihsel olarak dertlidir. Osmanlı'ya dönüş özlemi yoktur ama Cumhuriyet'in Osmanlı kadar güçlü bir devlet olmasını isterler. Osmanlı'yı Türkler kurduğu için de herkese Türk derler. Aslında Türk muhafazakârlığı, Aleviler Türk olduğu halde Kürtlere daha yakındır.
Niye?
Nedeni dindir. Çünkü geleneksel toplumda ırk bilinci yoktur. Halkta tarihsel olarak Şafi , Sünni ve Alevi olma bilinci vardır. Etnisite, ırk, ulus kavramıyla düşünmek modernlerin bakış açısıdır. Üstelik modernlerde bile Sünni Alevi evliliği reddediliyor. Türk-Kürt, Sünni-Şafi evliliği sorun yaratmıyor.
Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan Kürtler, Çerkezler, Abazalar sadece Türk olarak tanınmaktan nasıl bir rahatsızlık duyuyorlar?
Çerkez, Abaza, Pomak, Boşnak bundan rahatsız olmaz ama bir Kürt rahatsız olur. Bir Kafkasyalı devlete karşı kimlik iddiasında bulunabilir ama toprak talebinde bulunamaz. Onun toprağı Türkiye'nin dışındadır. Onlar bize sığınmış halklardır. Kürtler ise biz yokken de buradaydı. Kürtler ve Türkler birlikte yaşamaya mecburlar. Türkiye'de etnisite bilinci tutmayacak.
Türk milliyetçiliği tutmadı mı?
Tutmadı. Kürt milliyetçiliği de tutmayacak. Milliyetçilik Türkiye'de tutmaz. Biz, imparatorluk halkıyız ve çok renkliyiz. Bundan daha güzel bir halk bulunamaz. Her şey var.
Bu kadar farklılıktan 'homojen toplum' yaratmak mümkün mü?
Mümkün değil. Cumhuriyet'in kurucuları, homojen toplum yaratamadılar. Unutmamak lazım. Her toplumun egemen değerleri vardır. Bizim toplumunki de 'devlet, din ve para.' Bunlar çatışmayı minimize eder. Devlete tapmak bu ülkede herkes için geçerli. Türkiye'de otosansür çok yaygındır, sokaktaki insan bile kendine sansür koyar. Çünkü herkes kendini devletin yerine koyar ve öyle düşünür. Aslında devlet herkestir Türkiye'de. Bu, bir demokrasi sorunudur ve tarihimizde muhalefet hareketleri güçlü değildir. Çünkü devlet eleştirilmez burada. Dine gelince, Müslümanlık Kürtlerin de Türklerin de paylaştığı bir şeydir.
Dini ve devleti anladım. Para bu toplumu nasıl birleştiriyor?
Kapitalizm, tüketimde insanları eşitler. Din karşısında kullar nasıl eşitse para karşısında da eşittir. Paranız varsa cumhurbaşkanıyla aynı diş macununu kullanırsınız. Etnisitenin böyle bir ortamda yeri olamaz. Olayların en yoğun olduğu zamanda bile televizyonda beyaz Türk dizisi olduğunda Diyarbakır'da sokaklar boşalıyordu. Türkiye'de etnisite sorun olmayacak. Bu konjonktüreldir, geçicidir. Zaten Güneydoğu'da yaşanan halkların çatışması değildir. Bu, devlet otoritesiyle oradaki bazı gruplar arasındaki çatışmadır. İstanbul bugün Kürt şehri. Çatışma yaşanırken Türkiye'nin batısında kimse birbirini Kürt ya da Türk diye öldürmedi. Çünkü Türkiye'de tarihsel olarak etnik bilinç yok. Bizim toplumumuzda etnik gruplar çatışmamıştır ve çatışmaz. Bizim toplumumuzda Kürdü, Türkü, Çerkezi aynı apartmanda bulmak mümkün. Bu kadar iç içe geçmiş bir toplum çatışırsa, bu, herkesin birbirini boğazlaması anlamına gelir ki... Hiçbir toplum intihar etmez.
Bir Türk, Türklüğünden toplumun bütünlüğü için vazgeçer mi?
Bizdeki Türkçülük Batı'daki formlarında değil. Türkiye'de milliyetçilik devlete tapmaktır, devlete kayıtsız şartsız bağlılıktır. İnsanlar devleti korumak için Türklükten vazgeçerler. Zaten son dönemde 'Türklük aslında ırk kategorisi değil, kültürel bir kategori, bir coğrafyayı, benzer hayat tarzını yaşayanları temsil ediyor' diyorlar.
Kimlik tanımlamalarının toplumlar için çok önemli olduğunu görüyoruz. Neden Türk veya Kürt olmak Türkiyeli olmaktan ya da Anadolulu olmaktan daha önemli?
İnsanların aslında bir sürü kimliği var. Mesela ben birinin dayısıyım. Dayı kimliğim var. Üniversitede hocayım. Hoca kimliğim var. Galatasaray taraftarıyım, Galatasaraylılık kimliğim var. Kimlik çoğuldur. Önemli olan insanların hangisini öne çıkardığıdır. Eğer kişi etnisite tartışması yapan bir toplumda yaşıyorsa, etnik kimliğini öne çıkarır. Biri ısrarla ben Kürdüm diyorsa, öbürü de diğer kimliklerini bir yana atıp ben de Türküm diyecektir. Şu sıra bazı kesimler etnik kimliklerini öne çıkarıyorlar. Vatandaşın derdi ise başka. 400 lira asgari ücretle yaşayan ya da işsiz olan geçim derdindeki insanlar oturacaklar, kimlik tartışacaklar, öyle mi? Gülerler buna.
Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları 'Türkiyelilik' üstkimliği altında bütünleşirse Türkler bunu bir yenilmişlik olarak mı görür?
Milliyetçi olanlar, Türkçü olanlar bundan rencide olurlar.
Türkiye'nin bütün vatandaşlarına Türk denildiğinde Türkler kendilerini galip, Kürtler de kendilerini mağlup mu hissedecek peki?
Evet böyle hissedecekler ve zaten hissetmişler...
www.radikal.com.tr"
|
 |
 |
|
Tarih: 19.12.2005 Saat: 19:11 Gönderen: bahtiyar |
 |
|
Sayfayı PaylaşPaylaş | |
|
Google
|
Sayfayı facebookta paylaş!
Paylaş
|
|
 |
Ortalama Puan: 4.26 Toplam Oy: 41

|
 |
|
|
 |
 |
 |
 |
| "MİT'te bugün bile Çerkezler egemen" | Hesap Aç/Yarat | 8 yorum | Tartışma Ara |
|
| | Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden biz sorumlu tutulamayız. |
|
 |
 |
 |
 |
|
 |
 |
 |
 |
Re: MİT'te bugün bile Çerkezler egemen (Puan: 1) Gönderen: aldar Tarih: 20.12.2005 Saat: 15:19 (Kullanıcı Bilgisi ) | Karaçay-Çerkes'te Karaçaylarla Adigeler arasında olaylar olmuştu.Ve ordaki Adigeler Türkiye Mit'i buraları karıştırıyor demişti.
Nasıl bir Mit ki yönetenleri Çerkes oluyorda Çerkeslerin aleyhine işler çeviriyor.Nasıl bir Mit ki Dudayev'in öldürülmesinde ona uydu ile direk temaslı telefon gönderiyor ve diğer gizli servislerle beraber Dudayev'in öldürülmesinde yer alıyor.
Mit'e Çerkesler egemendir lafı boş bir balondan başka bir şey değildir.Tarık ÜMİT gibi Mit te bulunan Çerkesler olmuştur olabilir de ama Mit'i Çerkeslerin yönettiği yalandan başka bir şey değildir.Bu benim düşüncem. |
|
 |
 |
 |
 |
|
 |
 |
 |
 |
Re: MİT'te bugün bile Çerkezler egemen (Puan: 1) Gönderen: suktar (Apsilyalı) Tarih: 21.12.2005 Saat: 15:35 (Kullanıcı Bilgisi ) | SAKLANIN BE KARDEŞİM
Evet iddialar oldukça ilginç. Aynı tezi işleyen başka yazarlara da rastladım. Kuzum nasıl bir iştir bu, bir devlet milli istihbaratını bir etnik gruba teslim ediyor ve ne ilginçtir ki "gizli istihbaratın bu gizli sırrını" sokaktaki herkes biliyor? Ve ne zaman Çerkeslere bir gönderme yapılmak istense "MİT'in Çerkeslerin elinde olduğu" herkesin bildiği sıradan bir olaymış gibi yazılıp çiziliyor.
Ben buradan MİT'i elinde bulunduran Çerkeslere(!) sesleniyorum. Saklanın be kardeşim! En azından biraz kamufle edin kendinizi. Herkes sizi biliyor ve tanıyor, böyle bir durum istihbaratçılığın örfüne de aykırı. Bakın sonra söylemedi demeyin, ele güne rezil oluyorsunuz.
Sevgi ve Saygılar.
Hayri Ersoy
|
|
 |
 |
 |
 |
|
 |
 |
 |
 |
Re: MİT'te bugün bile Çerkezler egemen (Puan: 1) Gönderen: Bghaneshav Tarih: 06.01.2006 Saat: 15:29 (Kullanıcı Bilgisi ) | evet bu sav doğrudur!!!ama Türk Devleti buna göz yummuş veya onlara teslim etmiş değildir.zaten MİTin atası olan "teşkilat-ı mahsusa"yı da bir Çerkes olan Eşref Sencer Kuşçubaşı kurmuştur.o kadar egemenlik olacak tabi çünkü bu zaman kadar bu etnik grubun sırtında bu günlere geldi büyük MİT...Hürmetler!...
Bğane Alper |
|
 |
 |
 |
 |
|
 |
 |
 |
 |
Re: MİT'te bugün bile Çerkezler egemen (Puan: 1) Gönderen: mualla Tarih: 08.01.2006 Saat: 04:25 (Kullanıcı Bilgisi ) | Eğer bu Neşe Düzel'in bir şeyden haberi varsa biz boşuna yaşadık demektir.
Kadın bir cümle yazıyor ve bunu hiç bir şey bilmeden okuduğu bir kaç yönlendirmeli makale üzerinden aklında kalanlardan yapıyor. Sonra diyor ki, "ben buna nasıl bir cümle bağlayayım?" Arka arkaya dizdiği cümleler çoğaldıkça ne kadar uzun yazı yazdım diye seviniyor sonrada. Tipik bir Fransız hayranı olarak ta, her yazısında yaptığını yapıyor, dönüp dolaşıp konuyu Fransaya ve Fransız örneklemelerine getiriyor.
Her yazısında olduğu gibi yazıya bir bütün olarak baktığınız da zerre kadar yapıcı bir şey yoktur. Ama yıkıcı, provakete edici çok şey bulursunuz. Bu yazıda olduğu gibi. Bir kışkırtma var. Çerkezlere karşı Türkleri kışkırtama... "MİT'in gerçek sahipleri Türkler olması gerekirken nasıl Çerkezler olur.." Bir de modernite ile insanın aslını kaybedeceğinden bahsederek yine satır arasında "sizin çerkezliğin kalmamış neyin muhabbettindesiniz" diyor. Neşe Hanım kaybedebilir aslını ama Çerkezler asla kaybetmez.
En ama en önemlisi uzun yıllar kürtçlük yapan Neşe Hanım, burada bir şekilde Çerkezleri kaybolmuş toplum sayarak diyor ki "Sakın ha, kürtlere verilen hakları istemeyin.." Hükümetin bir yazarı da ısmarlama bir yazıyı bu kadar yazar yani...
Bilmem anlatabildim mi?
Mualla Özüsözübir |
|
 |
 |
 |
 |
|
 |
 |
 |
 |
Re: MİT'te bugün bile Çerkezler egemen (Puan: 1) Gönderen: dr_yefstale Tarih: 06.02.2006 Saat: 14:09 (Kullanıcı Bilgisi ) | | kimin hangi kuruma egemen olduğunun hiçbir önemi yok bence önemli olan eğer gerçekten egemenseler kendi etnik gurupları lehine ne yapmişlar biri çıksın söylesin yazıya bir başlık atıp ülkeyi bölücü tanımlar kullanmak yanlış.bu ülkenin imparatorluk yıkıntısı üzerinde kurulduğu doğrudur brlki ama o dönemde ayrılacaklar zaten ayrıldılar kalanlar ise yedi düvele karşı savaştı.artık savaş silahla değil beyinle yapılacak ve bu ülkenin daha ileri gitmesi için kimin donanımı yeterliyse o kadro ona verilir etnik ayrım yapılmaksızın. bu ülkeyi beraber kurduk beraber en iyi yapmak şehit atalarımıza en büyük borcumuzdur artık oraya türkler buraya çerkezler vs.. hakim demenin vakti çoktan geçti herkes bu ülke için çalışsın.önemli olan yapılan iş yani.ve bu yazı ülkeyi bir adım ileri götürmez aksine bir kesimi şaibe altında bırakır ve tepkiler altında ezer. herkese muasır medeniyet olma yolunda başarılar birbirimizi karalamayı bırakıp çalışalım. saygılarımla yefjtaleko engin |
|
 |
 |
 |
 |
|
 |
 |
 |
 |
Re: MİT'te bugün bile Çerkezler egemen (Puan: 1) Gönderen: vatahoglu (gunduzvatahoglu@mynet.com) Tarih: 15.11.2008 Saat: 17:13 (Kullanıcı Bilgisi ) | | SELAM DOSTLAR KİMİLERİ SEVMESEDE DOGRU OLANLAR BİLİNMELİDİR ÇERKESLER M.İ.T nin KURUCUSUDUR BAKINIZ ÜLKEMİZİN BİR İDARE ŞEKLİ VARDIR BUDA AYNAYASASINDA YAZILIDIR M.İ.T VE DİĞER İSTİHBARAT BİRİMLERİ HÜKÜMET ÜYELERİ MAAŞINI HAZİNEDEN ALAN HER FERT TC.İÇİN ÇALIŞMAK ZORUNDADIR BELLİ İSTİSNALAR DIŞINDA HİÇKİMSE YAKINI YANDAŞI VE ÇIKARLAR İÇİN GÖREVLİ OLAMAZ HER HAREKET KANUNLARLA ÖLÇÜLÜDÜR SON 25 YILINI BOŞA GEÇİRMİŞ BİR ÜLKEYİZ DESEM BİRİLERİ KIZARDA 480 MİLYAR DOLARCIK İÇ VE DIŞ BORÇ VE BUNUN YARISIDA SON 6 YILDA OLUŞMUŞ DEMEKKİ BİRŞEYLER YANDAŞLARA AKMIŞ BUNDA SUÇU OLAN KANUNDAN KAÇSADA İNANCIMIZ VARSA ALLAHTAN KAÇAMAZ DERİM YA NE GELİR ELDEN DEVLET İÇİNDE ÇERKESLER VE BÜTÜN TOPLUMLARDAN HER GÖREVDE İNSANLAR OLUR SONGÜNLERDE ÇERKES VE KAFKAS KÖKENLİLER ÇOKMU AZMI TARTIŞLABİLİR FAKAT KAFKASLILAR ÜLKEYE ZARAR VERECEK OLAYLAR YAŞADI DENEMEZ TABİKİ CUMHURİYET KURULALI 60 HUKUMET GEÇTİ HERKES KENDİ ADAMINI SUYUN BAŞINA KOYMAK İSTERSE İŞ BİLEN OLSADA OLMASADA BENİM ADAMIM BURDA OLSUN DERSE HİÇBİR GÖREVDE İYİ SONUÇLAR ALINAMAZ ÇERKES VE KAFKASLILAR KURTULUS SAVASINDA ENÇOK ŞEHİT VERMİŞ TOPLUMLARDIR TERAKKİ CEMİYETİ KUVAİİ MİLLİYE MEŞRUTİYET OLUŞUMUNDA KAFKASLILARIN ROLU BUYUKTUR BUGUNKİ TC..KURULUŞUNDAN BUYANA DEVLETİN HER KADEMESİNDE KAFKASLILAR VAROLMUŞTUR DÜRÜSTLÜKLERİ VE AZİMLİLİKLERİ ÇALIŞKANLIKLARIYLA ERİŞİLMEZ KİŞİLERDİR EĞER KAFKASLILAR SON YILLARDA OLUŞAN HÜKÜMETLER GİBİ YANDAŞLI ADAM KAYIRICI OLSALARDI BÜTÜN DEVLET DAİRELERİ KAFKASLILARLA DOLAR TAŞARDI AMA ADALETLİ OLUŞLARI KİM HAKERDERSE ONUN YAPMASI GEREKEN İŞLERDE HERKESE EŞİT DAVRANIŞLARIYLA KAFKASLILAR HERYERDE ÖNEM TAŞIRLAR BİLEREK TARHİTEN AMA ÇERKES TARİHİNDEN OKUYARAK YANLI YAZILMIŞ ÇIKARCI KİTAPLARDAN DEĞİL YAZARLARINI TANIYARAK OKUMALI KİMSE KAFKASLILARI AŞAGILIYACAK YAZILAR YAZMAMALI BURASI KAFKAS SİTESİ BİZ BİRBİRİMZLE SAVAŞIRSAK YOKOLURUZ EMPERYALİST SİSTEMİNDE İSTEĞİ BUDUR BÖL PARÇALA YÖNET KAZ GİBİ İNCİTMEDEN YOL LÜTFEN ANLAYIŞLI OLALIM BU YAZI UZUNCADA OLSA 58 YAŞINDA YILLARCA DEVLETİN CANDAMARINDA ÇALIŞMIŞ POLİTİKANIN İÇİNDE 68 Lİ YILLARDA OKULDA OLMUŞ ÖZ ÇERKES KİMİNİZİN BUYUĞU KİMİNİZ KÜCÜĞÜ SİZLERİ SAYGIYLA SELAMLAR .GUNDUZ VATAHOGLU / FRANSA |
|
 |
 |
 |
 |
|
 |
 |
 |
 |
Re: MİT'te bugün bile Çerkezler egemen (Puan: 1) Gönderen: eskibiryaragibi Tarih: 19.11.2008 Saat: 09:48 (Kullanıcı Bilgisi ) | | Çerkezlere dogrudan agza alınmayacak küfürler eden bir türkçü bozuntusu için de bunlar fare gibi uyuşturarak kemirir demiştim. Bu aydın bozuntusunu okuyunca kendime aferin dedim tespit dogru. Türkiye bölünmez parçalanmaz mış... Yugoslavyada daha mı az etnik kimlik vardı? Avrupa toplulugu bir üst kimlikte birleşirken Hiçbiri sınırlarını bozmadı nolacak hepimiz avrupalıyız demedi. Ama yanıbaşlarındaki Yugoslavyayı paramparça ettiler. Ama dogru Türkiye bu oyunları deneyimleyerek Cumhuriyeti kurdu. Yemezler.Türkiyede kimse Türkiyenin parçalanmasından korkmuyor Ne Amerikadan ne de dünyadan. Bütün bu saçma sapan politika ve politikacılarına ragmen Türkiye bu gün 2. bir İstiklal savaşını verecek insanlarla dolu.İşte bunların derdi de budur. Yazar hala rüyada ve çelişkilerle dolu Biz imparatorluk halkıyız ve çok renkliyiz diyor. Hala Cumhuriyette yaşadıgının farkında degil.Bir tek şeyin farkında o bunu tapma olarak nitelemiş yanlışta sayılmaz bu ülke vatan birligi konusunda her türlü kimligiyle bir birlik içindedir. Meseleleri de budur.Parçalamaya zemin hazırlamak.Ayrıca o kadar da beyinsiz veya kasıtlı ki Türkiye Cumhuriyeti kurucuları homojen bir toplum yaratamamış! Cumhuriyete o kadar yakın ki Cumhuriyetimizin kurucuları diyemiyor ayrıca o kadar tarih bilgisinden yoksun veya çarpıtmacı ki Cumhuriyetin zaten homojen olan toplumun ihtiyacına cevap verdigi için kuruldugunun farkında bile degil. Olsun bu memleket bunun gibi nelerini gördü. Bunun çaktırmadan küçümsedigi o geçim derdindeki insanlar kimliklerinin farkında. Bu nifak tohumları kendi kursaklarında büyür durur. |
|
 |
 |
 |
 |
|
 |
 |
 |
 |
Re: MİT'te bugün bile Çerkezler egemen (Puan: 1) Gönderen: umdepeykan Tarih: 07.11.2009 Saat: 05:35 (Kullanıcı Bilgisi ) | Etnisite, belli bir bölgede yaşamaktır, belli alışkanlıkları olmaktır, dünyaya belli bir şekilde bakmaktır. Bir uygulamalar serisidir, bir yaşama tarzıdır. Biz Anadolu'ya geldiğimizde Kürtler buradaydı ve bizden haberleri yoktu. Bu iki toplum hayatı farklı biçimde yaşıyordu. Bana göre etnisitenin kanla ilgisi yok. İnsanların karmaşık ilişkileri içinde saf süt, saf yün gibi saf bir etnisite, saf bir toplum, saf bir maya bulmak mümkün değildir. Bu, Kürt, Çerkez, Ermeni, Laz için de geçerli. Mesela Türkler gibi Kürtler de etnik olarak homojen değiller. Kırmançiler Zazaları Kürt kabul etmiyor ve 'Saf Kürt biziz. Onlar eski Anadolu halkı' diyorlar.
Bir toplumda yaşayan farklı etnik kimliklerin kendi kimliklerine sahip çıkması o toplumu böler mi? Yoksa herkesin kendi kimliğine ve kültürüne sahip çıkabilmesi o toplumda daha birleştirici bir özgürlük mü yaratır?.. 'İktidar seçkinleri' ya da o zümreye dahil olabilmek için, iktidara kim gelmişse onun borusunu öttüren gazeteci bozuntuları, sorun yaratarak, çözüm ürettiklerini sanmakta. Geçmiş dönem yazıları incelenmeli; apaçık görülecektir. |
|
 |
 |
 |
 |
|
|