NART
NART

GİRİŞ
Kullanıcı Adı

Şifre





>Üye Değilim     >Şifremi Unuttum

ETİKET BULUTU

MÜZİK ÇALAR
10
35WERE~1.MP3
35305319 - Adige Heku 01.MP3
4SIMD.MP3
8

Nart Ajans Reklam

SAAKAŞVİLİ'NİN ÇİRKİN HAYALİ

Trabzon bir Gürcistan eyaleti mi ? Gürcistan'da Mikhail Saakasvili yönetimi, ülkemize yönelik çirkin politikalar mı tezgahlıyor? Gürcistan sınırlarını Trabzon'a uzatan haritalar ne anlama geliyor?
25-02-2006 - 2959 kez okundu

Trabzon bir Gürcistan eyaleti mi

Gürcistan'da Mikhail Saakasvili yönetimi, ülkemize yönelik çirkin politikalar mı tezgahlıyor? Gürcistan sınırlarını Trabzon'a uzatan haritalar ne anlama geliyor?

25 Şubat 2006

Ülkücülerin yayın organı Ortadoğu gazetesinde yer alan yorum haberde hayli ilginç ve ürpertici iddialar yer alıyor. İşte gazetenin sürmanşetten verdiği yorum haberin tamamı:

Saakaşvili'nin çirkin hayali

Gürcistan TV'lerinin en çok izlenen saatlerinde Trabzon'a kadar geniş bir alanı Gürcistan sınırlarında gösteren haritalar yayınlanıyr. Gürcistan'a göre; buralar tarihi Gürcü toprağı olup, Lazlar da Gürcü asıllıdır.

Saakasvili'nin talimatlarıyla, Doğu Karadeniz ve Doğu Anadolu'daki köylerimize gelen Gürcü televizyon ekipleri, buradaki halka kendilerinin Gürcü olduklarını söylettirmekte ve bunları kendi televizyonlarında yayınlamaktadırlar.

Gürcü Parlamenterler, Türkiye'nin dostluğuna ve desteğine en fazla ihtiyaç duyacağı bir dönemde Rize ve Artvin illerinde özel Gürcü kolejleri açmak amacıyla geziler düzenleyerek, Gürcü kökenli işadamlarından yardım sağlama girişimlerinde bulunuyorlar.

Saakasvili'nin çirkin oyunu

Gürcistan'da Mikhail Saakasvili yönetiminin, ülkemize yönelik politikalarında "tehlikeli bir mecraya sürüklendiği" görülüyor. Gürcistan TV'lerinin en çok izlenen saatlerinde Trabzon'a kadar geniş bir alanı Gürcistan sınırlarında gösteren haritalar yayınlamaktadır. Yani Gürcistan'a göre; buralar tarihi Gürcü toprağı olup, Lazlar da Gürcü asıllıdır.

Saakasvili'nin talimatlarıyla, Doğu Karadeniz ve Doğu Anadolu'daki köylerimize gelen Gürcü televizyon ekipleri,buradaki halka kendilerinin Gürcü olduklarını söylettirmekte ve bunları kendi televizyonlarında yayınlamaktadırlar. Öncelikle, toprak bütünlüğünü korumada sıkıntıların bulunduğu, yönetime güvensizliğin giderek arttığı ve ikinci bir devrimin ayak seslerinin duyulduğu bir ortamda, yani Türkiye'nin dostluğuna ve desteğine en fazla ihtiyaç duyacağı bir dönemde Gürcistan'ın, Türkiye'nin üniter yapısını tehdit eden faaliyetlere yönelmesnin pek akıllıca bir davranış olmadığını kabul etmek gerekir.

KARADENİZ'de neler oluyor? Yunanistan'dan sonra Gürcistan da Doğu Karadeniz'de fitne tohumları ekmeye çalışıyor. Tarihi çok eskilere dayanan Türk-Gürcü ilişkilerinin; siyasal, askeri, kültürel ve ekonomik anlamda geliştirilmesinin her iki ülkenin de yararına olduğu kuşku götürmez bir gerçek iken; Mikhail Saakasvili yönetiminin, ülkemize yönelik politikalarında "tehlikeli bir mecraya sürüklendiği" görülüyor.

Konuyu açalım...

Türkiye, 1991 yılında bağımsızlığına kavuşan Gürcistan'a özel bir önem vererek, başta siyasi olmak üzere, ekonomik ve diğer yardımlar ile her zaman destek olmuş bir ülkedir. "Şartlarda değişiklik olmadığı sürece" bu devam da edecektir. Peki Saakasvili yönetimi bu dostluğu hak etmekte midir? Ya da gerçekten dost mudur?

Saakasvili'nin sözleri

Bu sorunun yanıtını, Saakasvili'nin 1992 yılında Türkiye hakkında verdiği demeçlerden bazı alıntılarla verelim...

"Türkiye-Gürcistan sınırını belirleyen Kars Antlaşması ile Türkiye-Gürcistan Dostluk ve İşbirliği anlaşması adil değildir ve Gürcistan'ın menfaatlerine aykırıdır."
- "1921 Kars Anlaşması ile Gürcüler'in yaşadığı ve Gürcistan'a verilmesi gereken bazı topraklar Türkiye'ye bırakılmıştır. Anlaşma geçersizdir, çünkü Gürcistan işgal altında iken Türkler ve Ruslar arasında yapılmıştır."
- "1992 tarihli Dostluk ve İşbirliği Anlaşması, Kars Anlaşması'nın tekrar onaylanması anlamındadır. Anlaşmanın imzalanması sırasında Türk tarafı Kars Anlaşması'nı tekrar onaylatmak maksadıyla aşırı baskı yapmıştır."
- " Kars Anlaşması'nda Acaristan'a özerklik verilmesi yönünde bir madde vardır. Bu da Türkiye'nin işgal ettiği Gürcistan topraklarını bazı şartlar ile Gürcistan'a geri verdiği anlamdadır. Türk Ordusu Kıbrıs'ı da işgal etmiştir."
- "Türkiye'de yaşayan Gürcü azınlığa hiç bir hak verilmemiştir. Türkiye, ülkesinde yaşayan azınlıklara verilen haklar konusunda zaten uluslararası normlardan çok uzaktır."

Doğu Karadeniz'de yaşananlar

"Türkiye, topraklarında yaşayan Gürcü azınlığın Gürcistan ile yakınlaşmasına şüphe ile yaklaşmaktadır. Türk Devleti, Gürcülerin ayrılıkçı fikirler beslediğinden şüphelenmektedir."
Evet... Saakasvili'nin 14 yıl önce Türkiye hakkındaki yorumları böyledir. Peki, Ocak 2004 tarihinden bu yana Devlet Başkanlığı görevinde olan Saakasvili'nin görüşlerinde değişiklik olmuş mudur, ya da bugünkü politikaları geçmiş düşüncelerin devamı niteliğinde midir? onlara bakalım... Hatta maddeleyelim;

1) Gürcistan'ın Kars ve Ardahan'dan Trabzon'a kadar uzanan topraklarımıza verdiği isim; "Tao Klarjet'i" dir ve Gürcistan TV'lerinin en çok izlenen saatlerinde Trabzon'a kadar geniş bir alanı Gürcistan sınırlarında gösteren haritalar yayınlamaktadır. Yani Gürcistan'a göre; buralar tarihi Gürcü toprağı olup, Lazlar da Gürcü asıllıdır.

2) Saakasvili'nin talimatlarıyla, Doğu Karadeniz ve Doğu Anadolu'daki köylerimize gelen Gürcü televizyon ekipleri, Türkiye'de yaşayan Gürcü halkının Osmanlı İmparatorluğu döneminde zorla Müslümanlaştırıldığı şeklindeki sözde tezlerini ispatlamak için, buradaki halka kendilerinin Gürcü olduklarını söylettirmekte ve bunları kendi televizyonlarında yayınlamaktadırlar. Hatta yine aynı programlarda; "Türkiye'deki eski Gürcü kiliselerinin bakımsız olduğu, tarihi eserlerin farklı amaçlarla kullanılarak tahrip edildiği" gibi asılsız iddialarla Gürcü halkın dini duygularına hitap etmeye çalışmaktadır.

3) Gürcü Parlamenterler, Rize ve Artvin illerinde özel Gürcü kolejleri açmak amacıyla geziler düzenlemekte, bu amaçla Gürcü kökenli işadamlarından yardım sağlama girişimlerinde bulunmaktadır. Saakasvili'nin annesi Prof. Dr. G. Alasania da bir vakfın çatısı altında yürüttüğü "Gürcü milliyetçiliğini yayma" yönündeki faaliyetleri çerçevesinde, Türkiye'de "Gürcüce eğitim veren okulların açılması gerektiği" şeklinde garip öneriler getirmektedir.

4) Gürcistan Patriği 2.İlia sıklıkla; "Türkiye'nin Doğu Karadeniz ve Doğu Anadolu bölgelerinde kullanılmaz halde bulunan Gürcü kiliselerini restore etmek ve yenilerini de açarak faaliyete geçirmek istediklerini ve bu konunun Saakasvili'nin bilgisi dahilinde olduğu" beyanlarında bulunmaktadır.

5) Gürcistan'ın Cevahati Bölgesinde yaşarken Stalin tarafından 1944 tarihinde Orta Asya'ya sürülen Ahıska Türkleri'nin aslında Gürcü olduğu belirtilmekte ve "topraklarına Türk olarak dönemeyecekleri" şeklindeki görüşler yönetimin her kademesince dile getirilmektedir.

İlişkileri baltalamak

Verilen birkaç örnekten de anlaşılacağı üzere; Gürcistan yönetimi, iki ülke ilişkilerini baltalamak için adeta çaba göstermektedir ve sözde kültürel faaliyetler şeklinde maskelenmeye çalışılan, özünde Türk vatandaşı Gürcü halkımızın kafasını karıştırmaya yönelik faaliyetler artık hükümet politikası haline dönüşmüş durumdadır. Bu durumda Saakasvili'nin tüm politikaları ile ilgili net olarak söylenebilecek en önemli husus; Gürcistan'ın kazanımlarının yerinin, büyük kayıpların alacağıdır.

Öncelikle, toprak bütünlüğünü korumada sıkıntıların bulunduğu, yönetime güvensizliğin giderek arttığı ve ikinci bir devrimin ayak seslerinin duyulduğu bir ortamda, yani Türkiye'nin dostluğuna ve desteğine en fazla ihtiyaç duyacağı bir dönemde Gürcistan'ın, Türkiye'nin üniter yapısını tehdit eden faaliyetlere yönelmesinin pek akıllıca bir davranış olmadığını kabul etmek gerekir.

Son söz...

Bölgedeki büyük, güçlü ve ikili ilişkilerde belirleyici ülke, Türkiye'dir. Ve Türkiye'nin hassasiyetlerini yok sayarak topraklarında yaşayan vatandaşları arasında etnik köken araştırması yapanlara, topraklarını sahiplenenlere ve tek taraflı keyfi uygulamalara izin vermeyeceği bilinmelidir.

(Ortadoğu-24.02.2006)

Etiketler:
saakaşvili çirkin hayali

YORUMLAR
cevdet BATUM VE CEVRESININ;DE ÖZ BE ÖZ TÜRK TOPRAKLARI OLDUGUNU TÜRKLER UNUTMADILAR VE UNUTMIYACAKLR: CEVDET
bodrumlu İT ÜRÜR KERVAN YÜRÜR
osmantopak
3.Madde:Gürcistan işini gücünü bırakıp,onca sorun varken,kalkıpda türkiyedeki kiliseleri tamir edip,yeni koleşler açmak için kaynaklarının ve böyle bir lükse sahip olmadıklarını bilmemiz gerekiyor.kaldıki kimsenin dil öğrenmesine bir mani yoktur,kendi tanıdığım gürcü arkadaşlarımında kendi imkanlarınca gürcü dilini alfabetik olarak öğrenmeye çalışıyorlar,buda gayet normaldir,bu ülkeyi bölmek istiyorlar anlamına gelmiyor,bilakis gürcistanın,türkiye eksenli ve türkiye yanlısı politikalar izlemesini istiyorlar.
4.Madde:Birkere söyledik yine söyleyelim,ellerinde imkan varsa gelip kiliseleri tamir etsinler,kimse bişey demez,ama yeni kiliseler açmak işini sanki bunu yazarın eklediği bir provake etme amaçlı olduğunu düşünüyorum.bu yazının yayınlandığı,basın organının siyasi görüşü unutulmamalıdır.
5.Madde:Bu maddede söyleyenler tutarsız ve kurgulanmış olduğunu sanıyorum,önce gürcü olduklarını söyleyen yönetimin,her ne olursa olsun onları geri getirmek istemesine sebeb olur,ve böyle dedikten sonra,türk olarak geri dönemeyecekler demeleri çok garip,hani gürcüydüler.yine burada yazarın bir kalemşörlük yaptığı ortadadır,ve hayaldir.
Neyse bunlara inanmayın,kendiniz araştırın ve doğrusunu bulun,bilenler zaten biliyor.ve yazının sonuna eklenen cevap niteliğindeki eki herşeyi açıklıyor,bu durumda gürcisyanın böyle şeylere kalkışması mümkün gözükmüyor.herkesin sağ duyulu olması dileklerimle.hoşcakalın.

Osman TOPAK
osmantopak olağan karşılanması gerekir.bu görüş sahibi insanların ülke menfaatlerinin gereklerini düşünmeleri,devlet başkanı olduğunda bu menfaatler doğrultusunda hareket etmeleri gerekmektedir.saakaşvilininde hem kendi iktidarı hemde gürcistanın çıkarları açısından böyle bir girişime kalkışacağını düşünmek,özellikle türkiyeye karşı mümkün değildir.gürcistan en sorunsuz ve dışarıyla batum hariç türkiye üzerinden dünyaya açıldığını düşünürsek türkiyeye olan ihtiyacının nekadar çok olduğunuda unutmayalım.
Yazarın burda bahsettiği gibi bir girişimin olduğunu varsaymak mümkün gözükmüyor,kaldıki,burda anlatılanların tersine gürcü ve derneklerinin gürcistanda yaşayan müslüman gürcüler için yaptıkları yardımlar ve bu yardımlar kültürel ve manevi boyuttadır,örneğin müslüman halkın inançlarını yaşamaları noktasında,birkaç sene evvel,ilk defa gürci dilinde KURAN'I KERİM tercümesi yapılarak çoğaltılması ve ilmihali kaynakların ulaştırılması söz konusudur,gürcistanın değil türkiyenin,kendi vatandaşları üzerinden gürcistanı etkilediği unutulmamalıdır.gürcistanın,abhazya,güney osetya ve acaristan sorunları ve içerisinde siyasi istikrarsızlığında olduğu düşünülürse,tekrar belirteyim,böyle birşeye kalkışması mümkün değildir,yazıyı kaleme alan yazarın,bu yazıyı saakaşvilinin devlet başkanı seçildiğinin ve ikdidar değişikliğinin ertesi günü yayınlasaydı,sorgulayıcı ve o günün gerektirdiği gibi beklentilerinin olduğunu düşünürdüm,şimdide düşünüyorum ancak iyi niyetli olmadığını sanıyorum.
Şimdide sırasyla şu maddelere bir göz atalım;
1.madde: Gürcistan TV'lerinin en çok izlenen saatlerinde Trabzon'a kadar geniş bir alanı Gürcistan sınırlarında gösteren haritalar yayınlamaktadır. Yani Gürcistan'a göre; buralar tarihi Gürcü toprağı olup, Lazlar da Gürcü asıllıdır.Burda moda bir tabirle karşıkarşıyayız,ancak yapıldığı söylenen bu işin,yunanistan,suriye,ermenistan,ırak kısacası tüm komşularımız tarafından yapıldığı yıllarca söylenmektedir,onlar öyle yapıyolarda biz boşmu duruyoruz,hadin ozaman hep beraber sefere çıkalım,kafkasyayı fethedelim...!hem zaten balkanlar,orta doğu,kuzey afrika,kırım ve kafkaslar bizim tarihi topraklarımız değilmi.arkadaşlar bu iş böyle olmaz,yazarın iddiası doğru olsa bile olmayacağını bilerek yanlış düşüncelere kapılmamanızdır.
2.madde:Burda bahsedilen,televizyonlarının yaptığı yayınların,kaldıki öyle bir şey normaldir,ama zorla kendilerinin gürcü olduklarını söyletmelerinin söz konusu olduğuna inanmıyorum,ki zaten gürcülerin kendileri söylemektedirler,gürcü olduklarını buda normaldir,nasıl çerkeslerin bu ülkede yaşadığı ve çerkes olduğunu söylemesi gibi burda olanlarda öyledir,bu soruyu sordular diyenlerin,artniyetli olduklarını düşünürüm.
Osmanlı zamanında zorla müslümanlaştırmaya katılmıyorum,ve böyle bir girişimin olduğunuda sanmıyorum.yine bir iki cümle söyleyelim,gürcistan,tarihinde ilk defa moğol istilasından önce burada gürcistanın bir kırallık olarak bağımsız yaşamıştır,bu bağımsızlık,kesin olmamakla beraber 50veya60yıl gibi kısa sürmüştür.ve sonrası başka devletlerin egemenliğinde sırasıyla selçuklu,moğollar,akkoyunlular,osmanlı ve son olarak rusyanın egemenliğinde 1990 lı yıllara gelinmiştir.islam dini,moğol istilasından çok önce müslüman arap, seyyah ve gezginleri vasıtasıyla kafkasya bölgesine gelmiştir.zorla müslümanlaştırma olsa,ki 900 yıldan fazla müslümanların egemenliği altında yaşamış olan gürcistanda bugün bir tek hıristiyan olmazdı.ve kiliselerin bakımsız olduğu söyleniyorsa,buyursun gelsinler restore etsinler ve turizme kazandırsınlar.kaldıki bir hıristiyanın,böyle yerlere bir müslüman gibi önemsediğini sanmıyorum.hıristiyan olan ülkelerin müslümanların tarihi eserlerine neler yaptıkları malüm...!ve bunları söyledi diyerek köşesinde yazdığı yazıda,papazın,gürcü halkının dini duygularına hitap ediyor diyerek,kendisinin türk halkına yapmak istediği aynı şeydir.
3.Madde:Gürcistan işini gücünü bırakıp,onca sorun varken,kalkıpda türkiyedeki kiliseleri tamir edip,yeni koleşler açmak için kaynaklarının ve böyle bir lükse sahip olmadıklarını bilmemiz gerekiyor.kaldıki kimsenin dil öğrenmesine bir mani yoktur,kendi tanıdığım gürcü arkadaşlarımında kendi imkanlarınca gürcü dilini alfabetik olarak öğrenmeye çalışıyorlar,buda gayet normaldir,bu ülkeyi bölmek istiyorlar anlamına gelmiyor,bilakis gürcistanın,türkiye eksenli ve türkiye yanlısı politikalar izlemesini istiyorlar.
4.Madde:Birkere söyledik yine söyleyelim,ellerinde imkan varsa gelip kiliseleri tamir etsinler,kimse bişey demez,ama yeni kiliseler açmak işini sanki bunu yazarın eklediği bir provake etme amaçlı olduğunu düşünüyorum.bu yazının yayınlandığı,basın organının siyasi görüşü unutulmamalıdır.
5.Madde:Bu maddede söyleyenler tutarsız ve kurgulanmış olduğunu sanıyorum,önce gürcü olduklarını söyleyen yönetimin,her ne olursa olsun onları geri getirmek istemesine sebeb olur,ve böyle dedikten sonra,türk olarak geri dönemeyecekler demeleri çok garip,hani gürcüydüler.yine burada yazarın bir kalemşörlük yaptığı ortadadır,ve hayaldir.
Neyse bunlara inanmayın,kendiniz araştırın ve doğrusunu bulun,bilenler zaten biliyor.ve yazının sonuna eklenen cevap niteliğindeki eki herşeyi açıklıyor,bu durumda gürcisyanın böyle şeylere kalkışması mümkün gözükmüyor.herkesin sağ duyulu olması dileklerimle.hoşcakalın.

Osman TOPAK
osmantopak Kayıtsız kullanıcının yazdığı bu niyetli yazının,amacının ne olduğunu bilmiyorum.fakat yoruma ihtiyaç olduğunu düşünüyorum.kaldıki yazının yayınlandığı basın organındaki haliyle,yazının cevabıda,yazının sonuna eklenmiştir.bu durumda neden bu tür bir konu hakkında böyle bir yazı kaleme alınmıştır.bu sebeble bu yazının yayınlanması pek manidardır.
Kimbilir,yazar köşesinde yazacak bir konu bulmakta zorlanmış olsa gerek,fakat benim kanaatimce,ki bu yayın organının siyasi görüşünün ne olduğu herkesce malümdür! bu durumda bu yazıyı yazmadaki ve yayınlamadaki maksat;kasıtlı ve taraflı aynı zamanda bilinçli olduğunu düşünüyorum..böyle düşünmeme sebep yazının içerisinde işlenen konu,,baştan sona kadar provake kokan yanlarıdır.
Şimdi bu konuya biraz kafa yoralım;öncelikle şunu iyi bilelim,saakaşvilinin ikdidara nasıl geldiği herkesce biliniyor.gürcistandaki olanların hepsi,kısaca söylemek gerekirse,rusyanın nüfus alanından çıkıp,amerikanın nüfus alanına girdiğidir,orda yaşananları,bu değişiklik gözönünde bulundurarak tahlil etmemiz gerekir.
Köşe yazarının konuya yaklaşımını,bibiriyle tutarsız ve dar bir çerçeveden baktığını düşünüyorum,gürcistan üzerinden,türkiyedeki gürcü ve laz vadandaşlarımızı töhmet altında bırakarak, rencide etmektedir,dolaylıda olsa çerkeslerinde konuya ilgi duyacağını hesaba katmıştır.benim burdaki niyetim,strateşik bir tahlil tapmak değil,kaldıki yazarda öyle bir yorumda bulunmamıştır.ancak,bölgenin barış ve huzur ortamına katkıdan çok bu ortamın sulandırılarak,istikrar ortamını belli bir plan çerçecesinin küçük bir halkasını oluşturmaktadırlar.bölgedeki insanımızı provake ederek,türkiyenin olumlu gidişini ve bölgedeki rolünü sekteye uğratmak istenmektedir.ve aynı zamanda bu yayın organının siyasi görüşü hesaba katılırsa,yaklaşan seçimlere yapmak tadırlar,sözde,vatanlarını nekadar çok sevip kolladıklarınıda lanse ediyoda olabilirler.ufak hesablar yüzünden bir kısım vadandaşlarımızın üzüntüsüne sebep olmaktadırlar.
Kendiminde bölgede olmamdan dolayı,yakından takip ettiğim bu gelişmelerin doğruluk payı yoktur.adı geçen bölgemizdeki,gresun,trabzon,rize,artvin,erzurum,kars ve ardahan vilatetlerinde,yaşayan laz ve gürcü vatandaşlarımızın olduğu ve hatta toplu olarak ikamet ettikleri köylerininde olduğu bilinmelidir,biklmemiz gereken bu vatandaşlarımızın,yaşayışları ve bölgeye bakışları,çerkeslerden farklı değildir.burdaki insanlarla görüşmem ve arkadaşlarımın olmasından dolayı yazıda bahsedilenler gibi bir girişim yoktur.olsa dahi çerkeslere siz türk değilsiniz diyenlere verilen tepki kadar bu vadantaşlarımızında tepki verdiği unutulmamalıdır.ve işbirlikçi durumunda gösterilmiştir buda yakışıksız olmuştur. bu vatandaşlarımız üzerinden yapılanlar,diğer etnik guruplar üzerindede yapılmıştır,yapılmaktadır ve bu olanlar son olmucaktırda.
Dikkat çekmek istediğim başka bir konuda,dolaylıda olsa abhazya-gürcistan,güney osetya-gürcistan ve acaristan-gürcistan arasındaki anlaşmazlıkların,türkiyede başka amaçlar için kullanılmak istenmesidir,ve türkiyedeki kafkasya kökenli vatandaşlarımızın konuya sağduyulu olarak yaklaşmaları çok daha iyi olacaktır,düşmanlık besletici çıkışlara kapılmamaları en doğru olanıdır.
Ve yine yazıda geçen,genelde gürcistan,özelde gürcistan devlet başkanı,bazı vakıf ve kişilerin,ülkemizin kuzey doğu bölgesi hakkındaki düşüncelerinin ne olduğunun aktarıldığı kısımlara bakacak olursak.Saakaşvilinin sarfettiği sözlerin ve bu sözlerinin 1992 yılında söylediği gözönüne alınırsa,söylendiği tarihte saakaşvilinin bugünki konumda olmadığı ve hatta muhalif olduğu ve bu durumda böyle konuşmasının normal karşılanması gerekmektedir.örnek verecek olursak,alman başbakanı yada şansölyesi markelin seçimler öncesi ve muhalafetteyken türkiye karşıtlığını herkesin bildiğini varsayıyorum,ve markelin başbakan olduktan sonraki görüşleri ve söylemlerinin değiştiği gibi saakaşvilininde devlet politikasına uygun olarak değişmiştir ve öylede olmak zorundadır.bu gibi görüşlerin her ülkede olduğunun ve olmasının olağan karşılanması gerekir.bu görüş sahibi insanların ülke menfaatlerinin gereklerini düşünmeleri,devlet başkanı olduğunda bu menfaatler doğrultusunda hareket etmeleri gerekmektedir.saakaşvilininde hem kendi iktidarı hemde gürcistanın çıkarları açısından böyle bir girişime kalkışacağını düşünmek,özellikle türkiyeye karşı mümkün değildir.gürcistan en sorunsuz ve dışarıyla batum hariç türkiye üzerinden dünyaya açıldığını düşünürsek türkiyeye olan ihtiyacının nekadar çok olduğunuda unutmayalım.
Yazarın burda bahsettiği gibi bir girişimin olduğunu varsaymak mümkün gözükmüyor,kaldıki,burda anlatılanların tersine gürcü ve derneklerinin gürcistanda yaşayan müslüman gürcüler için yaptıkları yardımlar ve bu yardımlar kültürel ve manevi boyuttadır,örneğin müslüman halkın inançlarını yaşamaları noktasında,birkaç sene evvel,ilk defa gürci dilinde KURAN'I KERİM tercümesi yapılarak çoğaltılması ve ilmihali kaynakların ulaştırılması söz konusudur,gürcistanın değil türkiyenin,kendi vatandaşları üzerinden gürcistanı etkilediği unutulmamalıdır.gürcistanın,abhazya,güney osetya ve acaristan sorunları ve içerisinde siyasi istikrarsızlığında olduğu düşünülürse,tekrar belirteyim,böyle birşeye kalkışması mümkün değildir,yazıyı kaleme alan yazarın,bu yazıyı saakaşvilinin devlet başkanı seçildiğinin ve ikdidar değişikliğinin ertesi günü yayınlasaydı,sorgulayıcı ve o günün gerektirdiği gibi beklentilerinin olduğunu düşünürdüm,şimdide düşünüyorum ancak iyi niyetli olmadığını sanıyorum.
Şimdide sırasyla şu maddelere bir göz atalım;
1.madde: Gürcistan TV'lerinin en çok izlenen saatlerinde Trabzon'a kadar geniş bir alanı Gürcistan sınırlarında gösteren haritalar yayınlamaktadır. Yani Gürcistan'a göre; buralar tarihi Gürcü toprağı olup, Lazlar da Gürcü asıllıdır.Burda moda bir tabirle karşıkarşıyayız,ancak yapıldığı söylenen bu işin,yunanistan,suriye,ermenistan,ırak kısacası tüm komşularımız tarafından yapıldığı yıllarca söylenmektedir,onlar öyle yapıyolarda biz boşmu duruyoruz,hadin ozaman hep beraber sefere çıkalım,kafkasyayı fethedelim...!hem zaten balkanlar,orta doğu,kuzey afrika,kırım ve kafkaslar bizim tarihi topraklarımız değilmi.arkadaşlar bu iş böyle olmaz,yazarın iddiası doğru olsa bile olmayacağını bilerek yanlış düşüncelere kapılmamanızdır.
2.madde:Burda bahsedilen,televizyonlarının yaptığı yayınların,kaldıki öyle bir şey normaldir,ama zorla kendilerinin gürcü olduklarını söyletmelerinin söz konusu olduğuna inanmıyorum,ki zaten gürcülerin kendileri söylemektedirler,gürcü olduklarını buda normaldir,nasıl çerkeslerin bu ülkede yaşadığı ve çerkes olduğunu söylemesi gibi burda olanlarda öyledir,bu soruyu sordular diyenlerin,artniyetli olduklarını düşünürüm.
Osmanlı zamanında zorla müslümanlaştırmaya katılmıyorum,ve böyle bir girişimin olduğunuda sanmıyorum.yine bir iki cümle söyleyelim,gürcistan,tarihinde ilk defa moğol istilasından önce burada gürcistanın bir kırallık olarak bağımsız yaşamıştır,bu bağımsızlık,kesin olmamakla beraber 50veya60yıl gibi kısa sürmüştür.ve sonrası başka devletlerin egemenliğinde sırasıyla selçuklu,moğollar,akkoyunlular,osmanlı ve son olarak rusyanın egemenliğinde 1990 lı yıllara gelinmiştir.islam dini,moğol istilasından çok önce müslüman arap, seyyah ve gezginleri vasıtasıyla kafkasya bölgesine gelmiştir.zorla müslümanlaştırma olsa,ki 900 yıldan fazla müslümanların egemenliği altında yaşamış olan gürcistanda bugün bir tek hıristiyan olmazdı.ve kiliselerin bakımsız olduğu söyleniyorsa,buyursun gelsinler restore etsinler ve turizme kazandırsınlar.kaldıki bir hıristiyanın,böyle yerlere bir müslüman gibi önemsediğini sanmıyorum.hıristiyan olan ülkelerin müslümanların tarihi eserlerine neler yaptıkları malüm...!ve bunları söyledi diyerek köşesinde yazdığı yazıda,papazın,gürcü halkının dini duygularına hitap ediyor diyerek,kendisinin türk halkına yapmak istediği aynı şeydir.
3.Madde:Gürcistan işini gücünü bırakıp,onca sorun varken,kalkıpda türkiyedeki kiliseleri tamir edip,yeni koleşler açmak için kaynaklarının ve böyle bir lükse sahip olmadıklarını bilmemiz gerekiyor.kaldıki kimsenin dil öğrenmesine bir mani yoktur,kendi tanıdığım gürcü arkadaşlarımında kendi imkanlarınca gürcü dilini alfabetik olarak öğrenmeye çalışıyorlar,buda gayet normaldir,bu ülkeyi bölmek istiyorlar anlamına gelmiyor,bilakis gürcistanın,türkiye eksenli ve türkiye yanlısı politikalar izlemesini istiyorlar.
4.Madde:Birkere söyledik yine söyleyelim,ellerinde imkan varsa gelip kiliseleri tamir etsinler,kimse bişey demez,ama yeni kiliseler açmak işini sanki bunu yazarın eklediği bir provake etme amaçlı olduğunu düşünüyorum.bu yazının yayınlandığı,basın organının siyasi görüşü unutulmamalıdır.
5.Madde:Bu maddede söyleyenler tutarsız ve kurgulanmış olduğunu sanıyorum,önce gürcü olduklarını söyleyen yönetimin,her ne olursa olsun onları geri getirmek istemesine sebeb olur,ve böyle dedikten sonra,türk olarak geri dönemeyecekler demeleri çok garip,hani gürcüydüler.yine burada yazarın bir kalemşörlük yaptığı ortadadır,ve hayaldir.
Neyse bunlara inanmayın,kendiniz araştırın ve doğrusunu bulun,bilenler zaten biliyor.ve yazının sonuna eklenen cevap niteliğindeki eki herşeyi açıklıyor,bu durumda gürcisyanın böyle şeylere kalkışması mümkün gözükmüyor.herkesin sağ duyulu olması dileklerimle.hoşcakalın.

Osman TOPAK
elbrus böyle sapık düşüncedeki insanlara birilerinin dur demesi gerekiyor önce abhazya şimdi türkiye nereye varacak bu işin sonu gürcistan nın politikası sadece kafkasya yı değil turkiye yi de yakından ilgilendiriyor artık bi şeyler yapılmalı
Yorum yapmak için giriş yapın...

MIZAGE DERGİ YÖNETİCİLERİ KAYSERİ'DE
KARAÇAY-BALKAR KÜLTÜR VE YARDIMLAŞMA DERNEĞİ 13. GENEL KURULU.
AYŞE & HAKAN EKER GELİN ALMA
ÇAĞDAŞ SANATLAR MÜZESİ'NDE MIZIKA DİNLETİSİ
ESKİŞEHİR KUZEY KAFKAS KÜLTÜR VE DAYANIŞMA DERNEĞİ CİHAN ERTOK İLE DEVAM DEDİ
ESKİŞEHİR KUZEY KAFKAS KÜLTÜR VE DAYANIŞMA DERNEĞİ GENEL KURULUNU YAPTI.
KAFKASYA UÇUŞLARI BAŞLADI
ARDA ARGUN'A LEON NİŞANI
ADİGE MİLLİ KIYAFET GÜNÜ KUTLANDI
KAFDAV YAYINCILIK ESKİŞEHİR KİTAP FUARINDA
/ 599>

EN ÇOK OKUNANLAR
Kayıtlı başka haber bulunmamaktadır