NART
NART

GİRİŞ
Kullanıcı Adı

Şifre





>Üye Değilim     >Şifremi Unuttum

ETİKET BULUTU

MÜZİK ÇALAR
13
8
11
35305319 - Adige Nise 15.MP3
2

Nart Ajans Reklam

ENVER PAŞA'NIN KAFKASYA SİYASETİ

Kafkasyanın Türklerle son doğrudan ilişkisi 1. Dünya Savaşında olmuş ve bu savaşın neticesinde Kafkasya, Rus ordularınca bir kez daha kanlı şekilde işgal edilmiştir. Son dönem Kafkasya siyasetinin yüzü olan Enver Paşa'nın haddinden fazla iddialı plan ve uygulamaları ise Kafkasyalıları Türklerle birlikte girişilecek her faaliyetin makus bir neticeyle sonuçlanacak beyhude çabalar olacağına esaslı şekilde inandırmıştır.
16-03-2010 - 2112 kez okundu

Bu fikrin oluşmasına sebep olan Enver Paşa politikalarını irdelemek bu açıdan sanırım bir zorunluluktur. Tabii başlı başına bir kitap konusu olabilecek bu mesele tüm teferruatı ile bir yazıda anlatılamaz. Yinede bir yazıyla kısaca ve derli toplu biçimde Enver Paşa'ya değinmeden de edemedim.Enver Paşa Osmanlı'nın son dönemine damgasını vuran İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin kurucularından birisidir. 1913 yılında "Babıâli Baskını" olarak bilinen darbe ile Cemiyet'in iktidara gelmesinde önemli rol oynamıştır. Atatürk ile aynı yıl doğmuş ancak ondan 3 yıl önce Kurmay Yüzbaşı rütbesini birincilikle alarak Harp Akademisi'nden mezun olmuştur. Zaten hayatının bundan sonra ki kısmında da hep bu ateşli yapısı belirleyici rol oynamıştır. Hırsı sayesinde 33 yaşında Padişah'a damat olmuş akabinde ise Harbiye Nazırı ilan edilmiştir.

Enver Paşa'nın en bilinen icraatlarından birisi "Ermeni Tehciri" diğeri ise kendi komuta ettiği "Sarıkamış Harekâtıdır". Büyük bir hezimetle sonuçlanan bu harekâtın olduğu kadar Osmanlı'nın son dönem Kafkasya politikasının da mimarı olan Enver Paşa bu şekilde Rusya'nın Erzurum'a kadar ilerlemesinin de yolunu açmıştır.

Basit olarak Enver Paşa'nın Kafkasya politikası, bölgede ki Müslüman unsurların ayaklandırılarak, Rusların, Osmanlı ordusundan önce bu kuvvetlerle zayıflatılması ve sonrasında Osmanlıların Kafkasya yoluyla Orta Asya'ya ilerlemesi prensibine dayanıyordu. Bu politikanın Rus tarafındaki karşılığı ise Osmanlıların aynı şekilde Ermeniler vasıtasıyla yıpratılmasıdır.

Birinci Dünya savaşına girmeden hemen önce el değiştiren Osmanlı iktidarı, henüz Balkan Savaşını kaybetmenin şaşkınlığını yaşıyordu. Bir darbeyle de olsa gücü ele geçiren Enver Paşa'nın Osmanlı Devleti'ne itibarını tekrar kazandırmak ve yakın zamanda kaybettiği toprakları kurtarmak maksatlı harekâtları Balkanlarda faydalı sonuçlar verdi ve Edirne, Kırklareli gibi şehirler yeniden alındı. Bununla birlikte Enver Paşa ve İttihatçı kadro devletin üst yönetiminde sıkı bir taraftar kitlesine sahip olan Fransız ekolüne karşı ibreyi Almanlardan yana çevirmeye başladı. Bu yönelişin altında, İttihatçıların olası bir savaşta Almanların da dahil olduğu İttifak Devletlerinin kesin bir galibiyet alacağına olan kuvvetli inançları önemli bir rol oynamıştır.

1. Dünya Savaşı

Enver Paşa, Osmanlı Devletinin kaybettiği toprakları geri almasının ve eski gücüne kavuşabilmesinin yegâne yolunun Almanya ile savaşa girmek olduğuna inanıyordu. Aslında II. Abdülhamit'in batılı ülkeler arasında güttüğü denge siyaseti, bu ülkelerin artık açıkça kamplara ayrılmasından sonra yürütülebilir olmaktan zaten çıkmıştı. Bununla birlikte bir kısım Osmanlı toprağının hali hazırda İngiliz işgali altında olması ve İngilizlerin Osmanlı Devleti'ne karşı düşmanca bir politika izlemesi, İngiltere ile tüm çabalara karşın bir ittifak içinde yer almanın olanaksızlığını ortaya çıkarmış bulunmaktaydı. Her ne kadar Osmanlılar, topraklarının gizli antlaşmalar ile paylaşıldığının farkında olmasa da, mevcut şartlar altında Almanya ile birlikte hareket etmekten başka bir yolda görünmemekteydi. Bu çerçevede Osmanlı Devleti, Almanya'nın yanında savaşa dahil olunca, Alman idarecilerin ilk talepleri kendilerini doğuda rahatlatacak yeni cepheler açılması olmuştur. Alman Genel Kurmay Başkanı General Von Schiliffen tarafından hazırlanan ancak ölümü sebebiyle uygulaması General Moltke tarafından üstlenilen ve Moltke'nin planda yaptığı değişiklik sebebiyle başarısız olmaya başlayan bu plana göre doğu cephesinde Rusların durdurulması gerekliydi. Alman güçlerinin bu konuda ki yetersizliği belki Osmanlıların baskısı ile giderilebilirdi. Enver Paşa'nın Kafkasya politikası da zaten bir Türk-Müslüman birliğini hedeflediği için bu Alman talebi süratle karşılanmaya çalışılmıştır. Osmanlı Devleti henüz savaşa girmeden başlayan istihbarat ve gerilla harekatları, savaşa dahil olunmasının ardından hız kazandı. Bölgenin yerli halkı, özelliklede Azeri ve Gürcüler Ruslara karşı savaşmaya teşvik edildi. Çünkü Enver Paşa öncelikle Gürcistan, Azerbaycan ve Dağıstan'da bir hat oluşturmayı, ardından Orta Asya'ya doğru ilerlemeyi planlıyordu. Bu politikanın kırılma noktasını ise Sarıkamış Faciası oluşturdu. Savaşmaya bile fırsat bulamadan en az 60 bin kayıp veren Doğu ordusu (3. Ordu) süratle geri çekilmeye başlamış, askeri desteği yitiren Kafkasyalılar ise Ruslar tarafından ne yazık ki kolaylıkla alt edilmiştir.

"Osmanlı'nın son dönemindeki bu siyasi hareketlilik, dış politikaya da yansımıştır. Bu dönemde iç ve dış politikayı etkileyen üç siyasi akım olmuştur: "Türkçülük", "İslamcılık" ve "Osmanlıcılık". Her üç siyasi görüş taraftarları da Osmanlı Devleti'nin yıkılışını önlemek için çalışıyor, bu akımları devlet politikası haline getiriyordu. İttihat ve Terakkicilerin hayata geçirdiği iç ve dış siyasette bunu görmek mümkündür. Ancak, Balkan Savaşı ile Osmanlıcılığın, ardından 1. Dünya Savaşı'nda Arapların isyanıyla İslamcılığın gerçekleşmesinin imkansızlığını gören yönetim, devletin resmi ideolojisi olarak Türkçülük, daha doğrusu Turancılık anlayışını kabul etmiştir. Böylelikle yaşanan acı tecrübelerden sonra Turancılık ülkenin iç ve dış siyasetini yönlendiren en güçlü akım olmuştur." (1)

"Pantürkizm mefkuresi I. Dünya Savaşı'nda İttihat ve Terakki Fırkası tarafından dış politikada araçlaştırılarak Osmanlı İmparatorluğu'nun Jön Türk egemenliğindeki yayılmacı hedeflerinin meşrulaştırılmasında kullanılmıştır. Osmanlı Harbiye Nazırı Enver Paşa savaş sırasında Rusya'da, özellikle de Kafkasya ve Orta Asya'da ortaya çıkan güç boşluğundan yararlanılabileceği kanısındaydı. Böylelikle Turan idealinin ortaya çıkışından beri ilk defa Türkçe konuşan halkları bir araya getirmek ve tek bir devlet çatısı altında birleştirmek somut bir dış politika hedef olarak ortaya konuyordu." (2)

1. Dünya Savaşı sonrasında Enver Paşa'nın ülkeyi terk etmek zorunda kalması ile Anadolu halkının önderliği değişikliğe uğradı. Bu arada tabii Kafkasyalılarda Osmanlı desteğini tamamen kaybetmiş oluyordu ki bu, bir kez daha Türkler tarafından yarı yolda bırakılmak demekti. Daha önce hep 2. Planda kalan Mustafa Kemal ise inisiyatifi eline alarak bir kurtuluş mücadelesine girişti. Bu süreçte Pantürkizm ve Panislamizm yine temel politikalar olmakla birlikte yeni yöneticiler, tüm dünyadaki Türk ve Müslümanlardansa, Misak-ı Milli dahilinde kalanlar ile yetinerek meseleye gerçekçi bir bakış getirdiler.

Yeni yönetim ile yakınlaşmaya çalışan Enver Paşa ise kesin bir ret cevabı aldı. Enver Paşa'nın son derece kırılgan olan direniş mücadelesini gereksiz hayaller ile dağıtacağını düşünen Mustafa Kemal her ne pahasına olursa olsun onu Anadolu'dan uzak tutmaya gayret etti. Ancak bu Enver Paşa'yı durduramadı. Kafasında şekillendirdiği Panturanizm politikasını gerçekleştirmeye bu kez Orta Asya'da bulunan Türk kökenli halklar ve Kafkasya ile başlamayı, hareketi belirli bir olgunluğa erişince Anadolu'nun nasılsa kendisine katılacağını uman Enver Paşa, bu gayreti sırasında Tacikistan'daki bir çatışmada vurularak öldü.

Sonuç

Enver Paşa'nın Kafkasya politikası temel olarak tüm dünyada ki Türk ve Müslümanların bir çatı altında toplanması fikrine dayanır. Panturanizm olarak isimlendirilen bu politika çerçevesinde ilk adımın Osmanlı'nın yanıbaşında ki Kafkasya olması bir zorunluluk olarak ortaya çıkmıştır. 1. Dünya Savaşında Alman savaş stratejisi ile örtüşen Enver Paşa'nın bu politikası hızla uygulanmaya çalışılmış ancak Osmanlı Devleti'nin bozuk maliyesi ve savaşa hazır olmayan ordusu sebebiyle başarısızlığa uğramıştır.

Enver Paşa'nın Kafkasya politikasını en ağır biçimde eleştiren, Alman ordusunun Osmanlı Devletine gönderdiği ancak Enver Paşa ile düştüğü anlaşmazlık sonucu Irak cephesine atanan Korgeneral Colmar von der Goltz (Goltz Paşa), günlüğüne şöyle yazmıştı:
"Kafkasya'da maalesef Napolyon Bonapart olduğunu iddia eden ve cahil yetişen birçok adam var. Bunlar, ordularına güçleriyle bağdaşmayan görevler vermişler ve bu yüzden ordularını büyük zarara uğratmışlardır." (3)
Kuşkusuz bu satırlar bazı kişisel duygularında neticesinde kaleme alınmıştır ancak Enver Paşa'nın güttüğü Kafkasya siyasetinin en kolay anlaşılabilir ifadeleridir. Enver Paşa, büyük bir savaş konusunda hiçbir hazırlığı bulunmayan Osmanlı Devleti'nin 1. Dünya Savaşına girmesine sebep olduğu gibi, haddinden fazla iddialı bir Kafkasya politikası ile de hem Gürcü, Çerkes ve Azeriler için hem de Osmanlı Devleti'nin doğuda önemli miktarda toprak kaybetmesi sebebiyle Türkler için son derece zararlı olmuştur.

Kaynaklar
(1) Birinci Dünya Savaşı Başlarında Osmanlı Devleti'nin Kafkasya Siyaseti
Dr. Reha YILMAZ
Usak-Oaka, Cilt:3, Sayı: 6, Ss. 137-160, 2008

(2) Kafkasya ve Orta Asya'da Türkiye'nin Yeni Bölgesel Politikası: Dış Politikanın Yönelim Sorunsalı
Dr. Efe ÇAMAN
Avrasya Dosyası 2006, Cilt 12, Sayı 1

(3) Gitme Ey Yolcu, Beraber Ağlaşalım!
Ayşe HÜR
Taraf, 21.12.2008

(4) Geçmişte ve Günümüzde Kuzey Kafkasya'nın Jeopolitik Önemi
Dr. Alexandre TOUMARKİNE
Çerkeslerin Sürgünü (21 Mayıs 1864), Ankara, 2001, S:178-191.

(5) Milli Mücadele Döneminde Türkiye, Sovyet Rusya ve İtilaf Devletlerinin Kafkas Politikaları
Doç. Dr. Rahmi DOĞANAY
Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, Cilt: 19, Sayı: 2, Sayfa: 279-298, Elazığ-2009

http://www.ajegu.com/index.php/2010/03/13/enver-pasanin-kafkasya-siyaseti/#more-691

Etiketler:
enver paşa kafkasya siyaseti

YORUMLAR
Yorum yapmak için giriş yapın...

MIZAGE DERGİ YÖNETİCİLERİ KAYSERİ'DE
KARAÇAY-BALKAR KÜLTÜR VE YARDIMLAŞMA DERNEĞİ 13. GENEL KURULU.
AYŞE & HAKAN EKER GELİN ALMA
ÇAĞDAŞ SANATLAR MÜZESİ'NDE MIZIKA DİNLETİSİ
ESKİŞEHİR KUZEY KAFKAS KÜLTÜR VE DAYANIŞMA DERNEĞİ CİHAN ERTOK İLE DEVAM DEDİ
ESKİŞEHİR KUZEY KAFKAS KÜLTÜR VE DAYANIŞMA DERNEĞİ GENEL KURULUNU YAPTI.
KAFKASYA UÇUŞLARI BAŞLADI
ARDA ARGUN'A LEON NİŞANI
ADİGE MİLLİ KIYAFET GÜNÜ KUTLANDI
KAFDAV YAYINCILIK ESKİŞEHİR KİTAP FUARINDA
/ 599>

EN ÇOK OKUNANLAR
Kayıtlı başka haber bulunmamaktadır