NART
NART

GİRİŞ
Kullanıcı Adı

Şifre





>Üye Değilim     >Şifremi Unuttum

ETİKET BULUTU

MÜZİK ÇALAR
1
35WERE~1.MP3
10
4-5-6-7
11

Nart Ajans Reklam

HABERLER / Basından
ADIGE HABLE

Basında yer alan bir habere göre, Samsun-Ordu kara yolu üzerinde yol kenarında bulunan Çelikli köyünde yaşayan Çerkezler, Çerkezce de, Çerkezlerin yerleşim yeri anlamına gelen “Adıge Hable” ibaresini İğnelik Mahallesi tabelasının altına yazdı. www.nartajans.net
07-12-2011 - 1785 kez okundu

Basında yer alan bir habere göre, Samsun-Ordu kara yolu üzerinde yol kenarında bulunan Çelikli köyünde yaşayan Çerkezler, Çerkezce de, Çerkezlerin yerleşim yeri anlamına gelen “Adıge Hable” ibaresini İğnelik Mahallesi tabelasının altına yazdı.

Yapılan açıklamalarda, Çerkezler ve Türklerin iç içe yaşamlarını sürdürdükleri, kız alıp, kız verdikleri, ortak iş yaptıkları belirtilerek, Çerkezlerin, açılıma ise tepki gösterdikleri belirtiliyor.

Çerkez kökenli ve o yöreden aarkadaşlarımızla yaptığımız konuşmalarda, söz konusu tabelanın yıllardan beri orada bulunduğu ve  yeni açılım furyası ile de ilgili olmadığını öğrendim. Dahası, tüm karadeniz hattı boyunca turizm ve ticaret amaçlı, Rusça, Gürcüce ve Kafkas dillerinde tabelaların olduğunu bildirdiler.  Açılım furyası sonrası, basının bu tabelayı istismar ettiğini ifade ettiler.

Hemen belirtelim bu satırların yazarı, Çerkezlerin Turani bir soydan geldiklerine; bu gün Kafkas kökenli veya Çerkez olarak adlandırılan Dağıstanlılar, Karaçaylar veya Kumuklar gibi grupların Türk olduklarına inanmaktadır. Bunlar ispatlanmış bilimsel gerçeklerdir. Öte yandan, tüm yaşamı süresince Çerkez kökenli dost ve arkadaşları ile ortak idealler noktasında gayret sarfetmiştir. Bayrak ve vatan sevgisi noktasında farklılıklarının olmadığını düşünür.

Son 25 yılda değişen ve dışarıdan bizlere dikte ettirilmeye çalışılan politikalar sonucu, önce insan hakları, sonra demokratik açılım başlıkları altında azınlık şuuru yaratılmaya çalışılmaktadır.

Kültürlerin yaşatılması doğaldır. Ancak olaylar üstüste konduğunda görülen tablo ve geleceğe projeksiyonu rahatsız edicidir.

Öncelikle Çerkezce diye bir ayrı dil var mıdır?

İsmet Berkan 2004’teki yazısında[1]diyor ki“… hafta boyunca 'Çerkezce' diye bir dilden söz edildi. Böyle bir dil yok…

Kafkas sıradağlarının üzerinde ve güney ve kuzey eteklerinde yaşayan onlarca halk, konuşulan onlarca dil var. Bu diller evet birbirleriyle akraba ama bazıları birbirlerini hiçbir biçimde anlamıyor. Abhazların konuştukları dille Dağıstanlıların konuştukları dil ayrı ayrı mesela. Yine mesela Abhazlarla … Gürcülerin dilinin bir akrabalığı bile yok. Aynı şekilde Mingrellerin dili ile yine yakın coğrafyadan Osetlerin dili birbirinden ayrı.

Türkiye'deki Kafkasya kökenlilerin neredeyse tamamı, bizim '93 Harbi' diye adlandırdığımız… dönemde Anadolu'ya göçmüş insanlar… Kabartaylar, Çeçenler, İnguşlar, Dağıstanlılar ve çok az sayıda da Oset göçmüş buralara. Ardından sıra Güney Kafkasya'ya gelmiş, Abhazlar, Mingreller, Gürcüler göçmüş.”

Kafkas kökenli bir öğretim üyesi dostumuzun bu konudaki düşüncesi ise şöyle:

“Anadolu’ya Kuzey Kafkasyadan zorla göç ettirilen ve Anadoluya veya Komşu Ülkelere yerleşen insanlara Türkiyede genel olarak Çerkez denir. Bunların içinde Abazalar, Osetyalılar(Asetinler), Dağıstanlılar, Kabartaylar, Adıgeler, Karaçaylar, Şabsığlar, Kumuklar, Çeçenler, Avarlar vb.. vardır. Kezey Kafkasya Coğrafyasına baktığınız da Rusya Federasyonu içinde ve Gürcistan’dan ayrılmaya çalışan  Özerk bölgeler vardır.Rusya Federasyonu içinde Adige, Karaçay-Çerkes Kabartay, Dağıstan, Kuzey Osetya, Çeçenistan Özerk bölge veya cumhuriyetleri  bulunmakta.Gürcistandan Bağımsızlığını ilan eden Abaza ve Güney Osetya Cumhuriyetleri vardır.. Anadolu coğrafyasında  bütün bu bölgelerden gelen insanların torunları yaşamaktadır. Dil bilenlerin  birçoğu farklı  diller konuşur. Örneğin Çeçenler, Abazalar, Dağıstanlılar, Osetyalılar, Kabataylar, Abhazlar, Ubıhlar farklı diller de konuşurlar. Çoğu da birbirlerini anlamazlar. Adige Özerk Cumhuriyeti’nde yaşayanlar içinde Abhaz, Şabsığ, Kabartay  vb..gurupların olması nedeniyle yakın lehçeler kullanır ve kısmen birbirlerini anlayabilirler.

Çerkezce diye tek bir dil mevcut değil. Yukarıda belirttiğim grupların her birinin ayrı bir dili var. Ayrıntı bilinmediğinden, yada  Karaçay-Çekes bölgesinden gelenlerden etkilenerek  yanlışlıkla  Kuzey Kafkasyalıların konuştuğu dillerin tümüne birden Çerkezce denmektedir. Hatırlarsanız, Türk Ocağı’nda Dağıstan’lı Bir gencimizin konuşmasında sadece Dağıstan’da 72 çeşit dil konuşulduğunu söylemişti.”

Çerkezce’yi ayrı bir dil olarak vurgulayanlar dahi aynı gerçeği kabul ediyorlar: “Çerkezce dünya dilleri arasında ayrı bir aile sayılan Kafkas dilleri içinde yer alır; akraba dilleri Abazaca ve Ubıhça ile birlikte Kuzeybatı Kafkas grubunu oluşturur. Bu üç dilin yaklaşık 3000 yıl önce tek bir Kuzeybatı Kafkas dilinden ayrıldığı kabul edilir. Dil yapıları ve mantığı çok benzer olmasına,ortak kökenli çok sayıda sözcüğü paylaşmalarına rağmen, karşılıklı anlaşılır diller değil bunlar.”[2]

Çerkezce kabilelere göre özellikler gösterir. Abzeh, Şapsığ (Şıpsı), Çemguy, Bjeduğ, Hatukay, Ç’ahe, Kabardey (Kabartay), Besleney, Kumuk, Karaçay, Dağıstan, Çeçen, İnguş, Oset, Mingrel lehçeleri kabilelere göre kullanılan dillerdir. Abazaların üç ayrı lehçesi vardır: Apsuva, Aşuva ve Aşharuva lehçeleri.

Azerbaycan Türkçesi ve Gürcüce, Kafkasya’da Çerkez lehçelerinden daha yaygın olarak kullanılmaktadır.

Tüm bu diller ve lehçeleri,  göçlerle Anadolu’ya taşınmış olup, az veya çok insanlarımız tarafından kullanılmaktadır. Azerbeycan Türkçesi ve Gürcüce hariç diğerleri genel bir isim olarak Çerkezce olarak anılmaktadırlar.

İster dil deyin, ister lehçe deyin, isterseniz ağız.. Bir gerçek var: günümüzde Çerkezce veya Çerkez lehçeleri olarak anılan diller, çok yakın ve dar bir coğrafyada yaşamış olmalarına rağmen birbirlerinden çok farklı.. Hatta dil derecesinde farklı… O yüzden dir ki, Manyas’lı Tevfik Esenç’in 1992’de ölümüyle Ubıhça da ölü diller arasına katıldı. Konuşan-anlayan kimse kalmadı.

Kullanım oranlarına gelince: Türkiye’de, anadilini Çerkezce olarak bildirenlerin oranı % 0.5’in, Gürcüce ise % 0.1’in altında bulunmuştur.

Yine vurgulayalım: bunlar bizim kültürel zenginliklerimizdir.

Ancak…

Dil, millet oluşumunun en önemli ögelerinden biridir.

Devlet eliyle hata yapılmamalıdır.  Hataya izin verilmemelidir. TRT kanalından yapılan Kürtçe yayınlarla birbiriyle anlaşamayan yüzlerce lehçeden veya ağızdan oluşan Kırmanço dilinin (?) ortak Kürt dili haline gelmesi için alt yapı oluşturulmuştur. Dahası kendilerini Kırmançlardan farklı ve özbe öz Türk kabul eden Zazalar da bu yapılanmanın içine itilmeye başlamıştır.

Yer isimlerinin değiştirilmesi devlet politikasıdır ve öylece kalmalıdır. Canı isteyen istediği şekilde değişiklik yapamamalıdır. Dersim’in Tunceli, Potamya’nın Güneysu, Norşin’in Güzeloymak olmaları gereksiz değildir. Milli ve üniter devlet olmanın gereğidir.

Çerkez dili konusundaki endişelerimiz de aynı pareleldedir. Şüphesiz Çerkez lehçeleri ile Kırmanço lehçesini, Çerkezler ile Kürtçüleri aynı kategoriye koymak haksızlık olacaktır. Ancak  tabelaya konan “Adıge Hable” yazısı, -bu gün için iyi niyetli ve masum gözükse de-, istismara müsaittir ve gelecek için risk taşımaktadır.

Tedbirini almak, herkesten önce bu vatana ve bu bayrağa bağlı Çerkez kökenli kardeşlerimize düşmektedir.

Kenan ERZURUMLU

Etiketler:
Çerkez Çerkes Çerkes kökenli Çerkesce İsmet Berkan Dağıstan Kenan Erzurumlu Adıge Hable Samsun Ordu

YORUMLAR
Yorum yapmak için giriş yapın...

AYŞE & HAKAN EKER GELİN ALMA
ÇAĞDAŞ SANATLAR MÜZESİ'NDE MIZIKA DİNLETİSİ
ESKİŞEHİR KUZEY KAFKAS KÜLTÜR VE DAYANIŞMA DERNEĞİ CİHAN ERTOK İLE DEVAM DEDİ
ESKİŞEHİR KUZEY KAFKAS KÜLTÜR VE DAYANIŞMA DERNEĞİ GENEL KURULUNU YAPTI.
KAFKASYA UÇUŞLARI BAŞLADI
ARDA ARGUN'A LEON NİŞANI
ADİGE MİLLİ KIYAFET GÜNÜ KUTLANDI
KAFDAV YAYINCILIK ESKİŞEHİR KİTAP FUARINDA
SAHRA 1911 (ROMAN)
HALUJ GECESİ 30 EYLÜL'DE
/ 599>

EN ÇOK OKUNANLAR