NART
NART

GİRİŞ
Kullanıcı Adı

Şifre





>Üye Değilim     >Şifremi Unuttum

ETİKET BULUTU

MÜZİK ÇALAR
35305319 - Adige Heku 01.MP3
4SIMD.MP3
12
4WORED3.MP3
8

Nart Ajans Reklam
TARİFLER / Sağlığımız Açısından Gerekli Olan En önem
Sağlığımız Açısından Gerekli Olan En önem

Bilim dünyası, vücudun bağışıklık sistemini güçlendirmek, kemikleri sağlamlaştırmak ve hücresel hasarları onarmak gibi farklı görevleri yerine getiren yaklaşık 40 vitamin ve minerali saptadı. Bunların bazıları hakkında gereken bilgileri sizlerle paylaşmak adına bu yazıyı yazmak istedim.
İlk olarak Kalsiyuma değinmek istiyorum.Elime gelen bazı örnekleri sizlere sunarak.
Kalsiyum açısından zengin süt ürünleri ile beslenen insanların kemiklerinin daha güçlü olması gerekirken bunun tam aksi olduğu görülüyor.

Yetişkinlerin çok az süt tükettiği Singapur?da kalça kırığı vakası çok seyrek görülürken, süt ürünleri tüketimi açısından dünyanın en önde gelen bölgelerinden biri olan İskandinavya?da kalça kırıkları çok yaygın.Kalsiyumun kemiklerin güçlenmesini sağladığı uzun süreden beri bilinen bir gerçek. Ancak bilim insanlarının yeni araştırmalarına göre bu mineral kendi başına çalışmıyor.

Sağlıklı kemiklerin kalsiyum, fosfor ve magnezyum karışımına ihtiyacı bulunuyor.

Ayrıca temel çatılarını oluşturmaları için proteine, yapısal proteinleri korumak için K vitaminine, D vitaminine (kalsiyum emilimi için) ve egzersize (kemik yapıcı hücreleri uyarmak için) ihtiyaç duyuyorlar. Ancak bunların hepsi biraraya geldiğinde Kalsiyum Bilmecesi?nin gizemi bir nebze aralanmış oluyor. Her ne kadar genetik farklılıkları rolü yadsınmasa da, kemiklerin gücünü koruması konusunda D vitamini düzeyi de önemli bir rol oynuyor.

Sinirleri ve kalbi düzenliyor

Örneğin, ekvatora yakın bölgelerde yaşayan insanların kalsiyumu daha iyi emdikleri ve kemik kırıklarının daha seyrek görüldüğü sonucunu çıkartılabiliyor.

Fakat kalsiyumun tek yararı kemikleri güçlendirmesi değil.

Ayrıca sinir impulslarının nakledilmesinde ve kalbin düzenli atmasında da önemli rol oynuyor.

Bunun yanısıra hormon salgılanmasını tetikliyor ve enzimleri faal hale getiriyor.

Hatta kolon kanserine karşı da koruyucu etkisi mevcut. Tüm bu özelliklerine karşın ise insanların yeterli miktarda kalsiyum aldıkları söylenemez.

Tavsiye edilen doz yetişkinler için günde 1.000 miligram, 50 yaşının üzerindeki kadınlar için 1.200 miligram ve ergenler için 1.300 miligram.

D Vitamini her derde deva

D vitamini belki de bilim dünyasını en çok heyecanlandıran vitaminlerden biri. Kanserden diabete, kalp hastalıklarına kadar her türlü derde deva.
Peki ne kadar D vitaminine ihtiyaç duyuyoruz?

Bu konuda ne yazik ki tam bir görüş birliği sağlanabilmiş değil.
Aşırı tüketimin zararları çok.
Vitamin ve mineraller sağlık açısından yaşamsal öneme sahip, ancak bunların aşırı tüketmenin yol açacağı zararlar da önemli...

Aşırı vitamin tüketimi kısa dönemde kusma, ishal, saç dökülmesi gibi sorunlara, uzun dönemde ise böbrek taşları, karaciğer ve sinir sistemi hasarına neden olabiliyor. Yağda eriyen vitaminler vücutta depolandıkları için yüksek doz alımları durumunda toksik etki göstererek zehirlenmelere hatta ölüme bile neden olabiliyorlar.

Son yıllarda yapılan araştırmalar vitamin ve antioksidanların sanılanın tam aksine kanser riskini artırdığını gösteriyor.

Örneğin 2000 yılında yayınlanan bir araştırmada, beta karoten (A vitamininin öncüsü) ve E vitamininin sigara içen erkeklerde akciğer kanser riskini yüzde 18 ve kansere bağlı ölüm riskini yüzde 8 oranında artırdığı kanıtlandı.

Yüzde 9 erken ölüm.

2002 yılında kalp hastalığı riski yüksek kişilerde multivitamin kullanımının 5 yıl sonunda ne kalp krizi, felç, kanser ne de diğer ciddi hastalık risklerini azaltmadığı da belirlendi. 170 bin kişi üzerinde yapılan 14 büyük klinik çalışma sonucu A, C, E vitamini ve beta karoten kullananlarda mide-bağırsak kanserlerinden ölümlerin daha fazla olduğu, sadece 4 çalışmada selenyum mineralinin kanser riskini azaltabileceği saptandı.
Fakat kış aylarında güneş ışığından yeteri kadar yararlanamadığımız için takviye olarak D3 vitamini, balık yağı, süt, soya sütü ve portakal suyunun alınması şart.

Omega 3: Kalp, beyin ve kemiklerin dostu

Balık yağındaki omega-3 yağ asidi yalnızca kalbe değil, aralarında şizofreni, hiperaktivite bozukluğu, Alzheimer ve depresyonun da bulunduğu bir dizi psikiyatrik ve nörolojik sorunlara da iyi geliyor.

Ayrıca kemikler için de yararlı. Purdue Üniversitesi?nden beslenme uzmanı Bruce Watkins, omega-3 yağ asitlerinin uzun kemikleri örten periosteum denilen zarın içerdiği kemik yapıcı hücreleri uyardığını söylüyor.

Omega-3?ün nasıl elde edildiğine gelince...Yiyecekler omega-3?ün iki temel çeşidini içeriyor.

Kısa zincirli versiyonu (ALA olarak bilinir) ceviz, keten tohumu, canola yağı, geniş yapraklı sebzelerde bulunur. Uzun zincirli versiyonlarının (EPA ve DHA) başta beyin olmak üzere daha fazla yararı olduğu görülüyor.

Diabeti önlemenin yolu krom

Beyaz un ve şeker tüketimini azaltmak, 2. tip diyabet denilen şeker hastalığını önlemenin en bilinen yolu. Ancak son dönemlerde bilim dünyası

Karşımıza yeri bir öneri ile çıkıyor: tükettiğimiz krom miktarını yükseltmek.

Kromun şeker metabolizkasıyla yakından ilişkili olduğunu biliniyor. Vücut depolanmış glikozu taşımak için kroma ihtiyaç duyar. Yeni araştırmalara göre ise krom, diyabetik veya diyabetik olma eğilimi taşıyan kişilerde, hücrelerdeki insülin reseptörlerinin sayısını ve bu reseptörlerdeki faaliyeti artırarak insülin duyarlılığını yükseltiyor.
Az miktarda kroma ihtiyaç duyduğumuz için bu miktarı yediğimiz yiyeceklerden sağlamak mümkün. Buna karşın yeterli krom alınmadığı tespit edilmiş durumda.

Bunun nedeni çok fazla miktarda rafine karbonhidrat tüketmemiz. Bu yüzden elma ve brokoli gibi, daha fazla miktarda krom içeren yiyeceklere ağırlık vermek gerekiyor. Günlük önerilen krom miktarı ise 25-35 mikrogram.

Potasyumu göz ardı etmeyin.

Yalnız tansiyonu düşürmekle kalmıyor, ayrıca böbrek taşlarının oluşumunu ve kalpteki aritmileri de engelleyici özelliği sahip.

Tabii bir de kandaki asidi nötralize ederek kemikleri koruma gibi fonsksiyonu var.
Bir porsiyon tatlı patateste 950 miligram, dört incirde 540, bir porsiyon kavunda 500 miligram potasyum bulunuyor.

Her yazdığım yazıda belirttiğim gibi şimdide sağlığımızı korumanın en emniyetli yolu mümkün olduğu kadar doğal besinler tüketmekten geçiyor.Lütfen bunu unutmadan tükettiğimiz besinlerin niteliklerine ve vücut üzerinde göstereceği etkiye yoğunlaşarak,vücut sağlığımızı korumayı bir görev bilelim.
Yine herkese sağlıklı günler diliyorum ve yazılarımı yayınlayan ajansımıza bu bilgileri sizlerle paylaşmamı sağladığı için teşekkürlerimi sunmak istiyorum.

Fatmagül SÖNMEZ
GIDA TEKNİKERİ

YORUMLAR
Yorum yapmak için giriş yapın...